Ramazan Ayı’ndayız…

Bu ayı bizler, “İbadet, Tefekkür, Kur’an, İnfak, Namaz, Oruç…” ayı olarak yorumlarız.

Bu ay içerisinde yaşadığımız şehri, kenar mahallelerini, yoksul insanlarımızı, sokağımızı, komşumuzu daha fazla büyük bir edeple, adapla, tevazuuyla daha içten düşünürüz.

“Düşünmeye mahkûmuz!”

Ramazan Ayına nasıl gelindi?

Ocak, Şubat, Mart 2022 ayları enflasyonu ne kadar oldu?

Ocak 2022 ayı enflasyonu, ‘yüzde 11.10…’

Şubat 2022 ayı enflasyonu, ‘yüzde 4.81…’

Mart 2022 ayı enflasyonu, ‘yüzde 5.46…’

Üç ayın toplam Enflasyonu, “yüzde 21.37…”

Emekliye sorunuz, dar gelirliye sorunuz, çalışana sorunuz?

“Geçinebiliyor musunuz?”

O kadar zor bir soru ki,

Cevabı bile, ‘boğazınızda düğümleniyor’

Siyaset neyi/ veya neleri başaramadı?

“Gömleğin iki yakasını bir araya getiremedik!”

Gelir dağılımında, ‘uçurumu…’ ortadan kaldıramadık!

Bunlar tamamen resmî veriler…

Bu ülkede, “ekmeği nasıl bölüşüyoruz?”

“En yüksek gelire sahip yüzde 20 grubun toplam gelirden aldığı pay;

“Yüzde 47,5…”

“En düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun millî gelirden aldığı pay;

“yüzde 5,9…”

En yüksek gelir, en düşük geliri; “8’lere katlamış…”

Ramazan Günü yazdığımız bir şiirimizde şöyle sesleniyoruz;

“İftar oldu, ekmeğini bölüştün mü?

Dinle bir, aç midelerin sesini…

Vakit oldu, saflara karıştın mı?

Dinle bir, çığlıkların nefesini…

Dinledikçe, içindeki inilti;

Alır götürür,  ‘dünya hevesini’

Güne tebessüm ederek, uyanmak…

Ve öyle ki, ‘sürekli uyanık olma…’

Bu ay, ‘infak, sadaka, fitre ayı…’

Bu ayın alametinde, “ekmeği bölüşme şuuru…”

O şuur bir akıl, idrak, iz’an, vicdan, yürekleri titreten bir şuur!

Bu ülkede, “açlık sınırı; 4 bin 928 lira…” olursa!

Bu ülkede, “yoksulluk sınırı, 16 bin 52 lira…” olursa!

Elbette ki, ‘uykularım kaçacak’

Her ailenin; “gıda, giyim, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçları…”

Bütün bunlar nedir, ‘insani ihtiyaçlar’

Şöyle düşünelim; “8-14 Nisan tarihleri Sağlık Haftası…”

Bizler, ‘sağlıklı toplumu…’ nasıl sorgulayacağız!

Şöyle düşünelim; “15-22 Nisan tarihleri, Turizm Haftası…”

Ecdat ne diyor; “Tebdili mekânda ferahlık var!”

Her ailenin yıl da en az bir defa seyahate ihtiyacı var!

Biz buna, ‘iç turizm…’ diyoruz!

Anne ve babalar, ‘evlatlarını en iyi okulda okutabilme…’ hayaliyle yanıp tutuşurlar!

Bu ay içerisinde, “28 Nisan- 4 Mayıs tarihleri- Kardeşlik Haftası…”

Vatan toprağında, ay yıldızlı bayrağımın altında,  ‘Güçlü bir Türkiye’yi…’ soluklamak isterim.

O idealle yaşadım… O idealle, ‘geleceğe yürümek istiyorum’

O idealle, ‘tarihi soluklamak istiyorum’  Selam ve Muhabbetle.