1967'den bugüne uzanan yarım asrı aşkın bir çınar...
Şanlı Elazığspor, kurulduğu günden bu yana nice fırtınalar atlattı, nice badirelerden alnının akıyla çıktı. Borç yükleriyle mücadele etti, transfer yasakları yaşadı, küme düşmenin acısını tattı. Ancak geçen onca yıl içerisinde değişmeyen iki şey vardı: Şanlı armamız ve o armanın altında gururla taşıdığımız 1967 kuruluş tarihimiz.
Çünkü Elazığspor, yalnızca bir futbol kulübü değildir.
Elazığspor; bu şehrin hafızasıdır, kimliğidir, ortak heyecanıdır. Harput'un ruhunu, Fırat'ın bereketini, gurbette yaşayan binlerce Elazığlının memleket hasretini temsil eder. Bu yüzden Elazığspor'un başarısı sadece bir spor başarısı değil, aynı zamanda şehrin moralinin, birlikteliğinin ve tanıtımının da başarısıdır.
Bu sezona girerken uzun yıllardan sonra yeniden güçlü bir Elazığspor görüyoruz. Yönetim büyük fedakârlıklarla şampiyonluk hedefi taşıyan bir kadro kurdu. Ligin dikkat çeken transferleri gerçekleştirildi, taraftar yeniden umutlandı ve bordo-beyazlı temsilcimiz sezona 3 puanla başladı.
Sahada her şey umut veriyor.
Teknik heyet çalışıyor, futbolcular mücadele ediyor, taraftar tribünleri dolduruyor.
Ancak gözlerimiz formaya çevrildiğinde hepimizin dikkatini çeken bir tabloyla karşılaşıyoruz.
Şampiyonluğa oynayan Elazığspor'un forma göğsünde sponsor bulunmuyor.
İşte konuşmamız gereken konu da tam olarak budur.
Çünkü o boşluk yalnızca bir reklam alanının boş kalması değildir. O boşluk aynı zamanda Elazığspor'un etrafında ne kadar kenetlenebildiğimizin de bir göstergesidir.
Bugün burada en önemli görevin, Sayın Valimiz ve Sayın Belediye Başkanımızın öncülüğünde şehrin bütün dinamiklerini aynı hedef etrafında buluşturmak olduğuna inanıyorum. Elazığspor, siyasi görüşlerin, kurumların veya kişisel hesapların üzerinde duran ortak bir değerdir. Bu nedenle iş dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının ve şehrin kanaat önderlerinin Elazığspor'a destek konusunda teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Dahası, Elazığ'da yıllardır faaliyet gösteren, binlerce kişiye istihdam sağlayan, ulusal ve uluslararası ölçekte önemli yatırımları bulunan şirketler de bu şehrin bir parçasıdır. Bu topraklardan kazanan, bu şehirde üreten ve büyüyen her kurumun Elazığspor'a katkı sunmasının, yalnızca sponsorluk değil aynı zamanda sosyal sorumluluk anlamı taşıdığı unutulmamalıdır.
Öte yandan yıllardır dikkat çeken başka bir gerçek daha vardır.
Elazığspor söz konusu olduğunda tribünlerde boy gösteren, maç günlerinde objektiflere poz veren, bordo-beyaz atkılarla fotoğraf vermeyi ihmal etmeyen birçok siyasetçiyi görmek mümkündür. Elbette Elazığspor'un yanında görünmek kıymetlidir. Ancak bu büyük camianın artık fotoğraf karelerinden daha fazlasına ihtiyacı vardır.
Elazığspor üzerinden siyaset yapmak değil, Elazığspor için kalıcı destek üretmek önemlidir.
Tribünde görünmek değil, kulübün geleceğine katkı sunmak önemlidir.
Çünkü taraftar artık verilen pozlara değil, ortaya konulan iradeye bakmaktadır.
Elbette eleştiri yaparken hakkı teslim etmeyi de bilmek gerekir.
Bu noktada yıllardır Elazığspor'un yanında duran Prof. Dr. Yasemin Açık Hanımefendiyi özel olarak anmak ve kendisine şükranlarımızı sunmak gerekir.
"Seza Çimento Elazığspor" sponsorluğu yalnızca bir reklam desteği değildir. Bu destek, Elazığ'a duyulan aidiyetin, Elazığspor'a duyulan vefanın ve sosyal sorumluluk anlayışının somut bir göstergesidir. Kulübün en zor dönemlerinde desteğini esirgemeyen Sayın Yasemin Açık'ın ortaya koyduğu yaklaşımın, şehrimizin diğer iş insanları ve kurumları için de örnek teşkil etmesi temennimizdir.
Çünkü gerçek sahiplenme, alkışların yükseldiği günlerde değil, ihtiyaç duyulan zamanlarda ortaya çıkar.
Bordo-beyaz sadece iki renk değildir.
O renklerde Harput'un tarihi vardır.
O renklerde bu şehrin emekçisinin alın teri, esnafının duası, öğrencisinin heyecanı ve gurbetteki hemşehrimizin özlemi vardır.
Bu yüzden Elazığspor'a sahip çıkmak, bir futbol kulübüne destek vermekten çok daha fazlasıdır.
Bu şehrin ortak hafızasına, ortak değerlerine ve geleceğine sahip çıkmaktır.
Bugün Elazığspor'un forma göğsünde görünen boşluk aslında bir sponsordan fazlasını aramaktadır.
O boşluk; birlik ruhunu, vefa duygusunu ve ortak sahiplenme iradesini beklemektedir.
Geçmişte Elazığspor sayesinde sevindik, gururlandık, kenetlendik.
Bugün sıra Elazığspor'a vefa göstermektedir.
Çünkü şampiyonluğa yürüyen bu takımın forma göğsündeki boşluk, aslında bir sponsoru değil; Elazığ'ın ortak iradesini beklemektedir.
Ve unutulmamalıdır ki, o boşluk dolduğunda kazanan yalnızca Elazığspor olmayacaktır.
Kazanan Elazığ olacaktır.
VEFA BEKLEYEN FORMA
SERHAT YILDIRIM
Yorumlar