Elazığspor’la ilgili son yazımın başlığı; “Fragmanı İzlemiştik, Elazığspor’da Film Ne Oldu?” diye ilgililere, özellikle de geçen sezon sonunda 2’li averajla kümede kalan Elazığspor’un geleceğine yönelik “müjde” gibi belirlenen sloganı, mesaj veya video ile topluma yayanlara yöneltilmiş bir soruydu…

Neydi, geçen sezon ligde kalmayı garantilediğimiz son maçtan sonra yayılan ve topluma müjde olarak sunulan, Elazığspor’un geleceğine yönelik slogan ve fragmanın içeriği?

Son haftalarda oynanan ve kazanılan maçlar ile ardından soyunma odalarında yaşananlardan derlenmiş, Elazığspor’un kurtuluşunu sağlayanları ön plâna çıkaran çarpıcı görüntü kareleriyle hazırlanmış, bir kısa “fragman”-tanıtım filmi-…

Ardından; “Bu daha fragmandı!” İfâdesiyle konulan son nokta ve yapılan final!..

***

“Bu daha fragmandı!” İfâdesiyle geçen sezon yapılanlara dikkât çekip asıl filmin yeni sezonda gösterime gireceğini vurgulayanlar, ister istemez daha büyük bir hedef belirlemiş gibi toplumu umutlandırdı ve beklenti içine soktular elbette!..

Hatta en yetkili ağızlardan dökülen; “İnandık ve başardık, bu hikâyeyi birlikte yazdık. Yeni stadımızda 20 Bin kişinin önünde şampiyonluğa oynayacağız!..” ifâdeleriyle gösterime konulan “fragman”, toplumda 2022-2023 Sezonu için yeterince açık ve net bir vaat ve taahhüt olarak kabul gördü!..

Bu nedenle; “Fragmanı İzlemiştik, Elazığspor’da Film Ne Oldu?” Başlıklı yazımı haklı olarak; “Fragmanı izleyenler ve beğenenler asıl filmi bekliyorlar şimdi, verilen sözler tutulmalı ve taraftar yine her sezon olduğu gibi, bıktığı aynı senaryo ile avutulmamalı!..” diye bitirmiştim…

Şimdi, bugün geldiğimiz noktada ligin başlamasına 1 ay gibi kısa bir süre kala, bu hatırlattığım gerçeklerin ışığında Elazığspor’da neler oldu / oluyor bakalım?..

***

Önce, Elazığspor Başkanı olarak İstanbul’a transfer tahtasının açılması konusunda ön görüşmeye gönderilen Serkan ÇAYIR’ın açıkladığı meblağ ve teklif edilen rakam arasındaki fark, transfer yasağının mecbur kalınmadığı hâlde kaldırılamayacağını ortaya koydu!..

***

Oyuncu kadrosunu Muhammed ÇELİK ile Yusuf Ensar BOYRAZLI dışında koruyan, Muhammed Umut AKBULUT ile Muhammed DÜZGÜNER’in ayrılmak istedikleri, ayrıca BAL Takımı olan Fırat Üniversitesi’ne transfer haberlerini okuduğumuz 3 genç oyuncunun yerlerine herhangi bir takviye yapamayacak durumdaki Elazığspor takımı, ligde ne yapabilir?

Özellikle belirtelim ki geçen sezonki TFF 3. Lig 1. Grup’tan çok daha güçlü kulüplerin yer aldığı bir grupta mücâdele edecek olan Elazığspor’un en büyük avantajı; geçen sezon ara dönemde oluşturulan ve uyum sağlamış durumdaki oturmuş mevcut oyuncu kadrosu!

Ancak, “mevcut kadro alternatifli mi?” sorusuna karşılık gönül rahatlığıyla “evet” diyemeyiz, zira geride bıraktığımız sezonun son haftalarında sakat veya cezalı olan isimlerin yerlerinin kolay doldurulamadığı gerçeğini herkes gördü!

O halde bu takım ligde ne yapar?

“Hedef Play-Off” deseniz de bu kadro alacakları ihmâl edilmez de gününde ödenirse, geçen sezon yaşanan kötü durumlara düşmez, vaziyeti idâre eder!..

***

Elazığspor’da yaşanan teknik direktör değişikliği takımı etkiler mi?
Mevcut kadroyla birlikte başarıya imza atan UEFA Pro Lisans sahibi Teknik Direktör Alattin TUTAŞ, sportîf direktörlüğe döndüğü için yine takımla birlikte, bu durum da oyuncuları olumsuz etkilemez.
Gelen Adanalı genç Antrenör Ramazan ÇELİK ise UEFA A Lisans sahibi ve Teknik Sorumlu…
Elazığ’da toplum geçmişten bugüne her zaman, “Elazığlı” ya da “Elazığlı olmayan” diye gerek Bordo-Beyazlı Forma’yı giyecek futbolcuyu, gerekse Elazığspor’u çalıştıracak olan teknik direktörü tartışmış, iki farklı görüş olsa da genelde de Elazığlı olmayanlara “sempati” duymuştur!
Yine geçmişten günümüze Elazığlı’nın bu tercihteki değişmez tek ölçüsü “Elazığlı olmayan”ların isim yapmış ya da şöhret olmuş futbolcular ve teknik adamlar olmasıdır!
Geçmişte birçok Elazığlı futbolcumuzun ve teknik adamımızın tribünlerden çok kolay tepki görmesi, Elazığlı olmayanların ise hoşgörü ile karşılanması, Elazığlı taraftarların nesilden nesile aktardıkları bir gelenek gibi geçen sezon da olduğu gibi hâlâ etkisini sürdürmektedir…
Oysa bu konuda doğru olan “Elazığlı” ya da “Elazığlı olmayan” ayrımı yapmak değil, futbolcunun da, teknik adamın da “yeterli” düzeyde olup-olmadığı gerçeğidir!
Teknik Sorumlu olarak tercih edilen Ramazan ÇELİK’in tecrübesi ve isim yapıp yapmadığı tartışılırken, “kim bu ortamda ve kıt imkânlarla tecrübeli ya da isim yapmış bir teknik adamın Elazığspor’un teklifini kabul edebileceğini iddia edebilir?” gerçeği göz ardı edilmemelidir?
Ve her fırsatta tekrarladığım gibi “Teknik adam tercihi yönetimin tasarrufudur!”…

***
Son olarak alınan “Olağanüstü Genel Kurul” kararıyla son 1 Yıl’da 1’i Mâli olmak üzere 4. kez kongre yapacak olan Elazığspor’da yönetime girecek isimlerin maddi katkıda bulunacakları söyleniyor…
Elazığspor’un resmî gelirlerinin hâlâ birilerinin alacaklarına ve faizlerine gittiği düşünülürse; kulübün ya buna mani olması için bir formüle ya da elbette artı gelirlere ihtiyacı var!
Bunlar normâl desek de düzenlenen basın toplantısında başkan ile sportîf direktörün serzenişte bulundukları sosyal medyadaki eleştirilere sebep olanlar; “Bu daha fragmandı!” İfâdesiyle geçen sezon yapılanlara dikkât çekip asıl filmin yeni sezonda gösterime gireceğini vurgulayanlar, ister istemez daha büyük bir hedef belirlemiş gibi toplumu umutlandırdı ve beklenti içine soktular!