Artık şaşırmayacağım dediğim birçok olayda ne yazık ki hep lafımı yemiş oluyorum… Dikkat etmişsinizdir elektrik tüketim faturalarımızda hissedilir derecede bir artış yaşanıyor. Malum dünya enerji piyasasında meydana gelen dalgalanmalar, savaşlar ve diğer gelişmeler bir şekilde bizim cebimize yansıyacak… Allah aşkına milletin aklı ile dalga geçmeyin… Aksa elektrik sağ olsun normal bir evin faturasını bir anda yüzde yüzün üzerinde zam yapıp, “yüzde ellisi devlet desteği kapsamında karşılanmıştır” notu ile mesaj atması bilmem sizin de ağrınıza gidiyor mu?
Evinizin içerisindeki cihazlar aynı, zammı anladım da bu neyin mesajı?
Şirin gözükmeye mi çalışıyorsunuz?
Dünyanın en pahalı enerjisini kullanırken (motorin, benzin, doğalgaz) bu mesaj bizi rahatlatacak mı zannediyorsunuz?
Enerji tasarrufunu toplumsal bir alışkanlık haline getirmek için bir çalışmanız var mı?
Sorular cevapsız kalacak gibi gözüküyor. Zira aklın ve bilimin egemen olmadığı toplumlarda soruların birçoğu cevapsız kalır…
Bazen de kendi kendinize sorduğunuz sorularınız vardır. Kimisi gündelik olaylar ile ilgili, kimisi ise daha eski; cevaplanması bilgi ve tecrübe gerektiren sorulardır. Tüm sorularınızın yanıtını bulabileceğinizin de bir teminatı yoktur.
İçerisinde yaşadığımız toplumumuzun gerçekten bir çöküntü içerisinde olduğunu hissediyorum. Neresinden tutsanız elinizde kalacak hissi veriyor… Bizi biz yapan değerlerin yozlaşması, korkunç cehalet bataklığına saplanmış insan yığınları, üretimsizlikten kaynaklanan ekonomik çöküntü, kaybolan değerler, yok edilen ve saygı duyulmayan doğa/tabiat geleceğe dönük ümitlerinizi bir sis perdesi gibi kaplıyor…
Bütün bunların yanında kendinizi düzeltme çabanız, değerlerinizden kopmamak için verdiğiniz mücadele, bilgiye susamışlığınız, bir karıncayı bile incitmeme gayretiniz… İşte sizi diğerlerinden ayıracak olan fark da tam burada başlıyor. Tüm bu yaşananlara direnebilme gücünüz.
Direnin, sabredin ve umut edin… Milletin sırtına binen bu yükler elbet bir gün inecek…