GEÇMİŞ BAYRAMIZ MÜBAREK OLAA

Elazığ da bayram da görüşemeyenler, bayramdan sonra karşılaştıkların da genel de muhabbete bu sözle başlarlar ve bayram da neler yaptıklarını falan konuşurlar. Hadi biz de öyle muhabbet edek. Geçmiş bayramız mübarek olaa. Eee… Bayramda ne yaptız?

Davulculara bahşiş verdiz mi? Şeker almaya gelen çocuklara şeker verdiz mi, yoksa kapının deliğinden bakıp kapıyı açmadız mı. Önce kaynanaza sonra anaza mı, yoksa önce anaza sonra kaynanaza mı bayrama gittiz.

Misafirlere tatlı, yanında da “gakgoma bi gazoz” ikram ettiz mi? Yoksa işi kuru kuruya bir çayla mı geçiştirdiz? Ya o sarmalar, dolmalar, su börekleri, tel kadayıflar, dolengerleri… Nettiz? Ben diyim hepsini saklayıp sırf kendiz yemişsizdir. Avel misiz hah’a yediresiz, değil mi? Boş verin, önemli olan niyet… Kendiz yiyediz. Zaten bayram bahanesiyle paraya kıyıp bişeler yapmışsız, bide hah’a mı yedirediz .

Yav, çağa çoluğa harçlık verdiz mi? Yoksa cebiz de akrep mi vardı? Valla gardaş, artık çağa çoluk da 100 liradan aşağısını beğenmi. Ben bi çağaya 50 TL verdim, parayı geri yüzüme fırlattı. Nerdese bi küfür etmediği kaldı. Çocuk da haklı… Neticede etiketimiz kuyumcu. Ben de olsam aynısını yapardım. Zaten 50 TL’ye ne geli ki? Bir litre mazot bile gelmi. Kağıt helva, pamuklu şeker geli mi, onu da bilmim. Belki çay-simit gelebilir. Şimdi çağalar da derki: “Emmi, 11 ay çay-simite talim etmişiz, bari bayramda farklı bi şeyler alak.Hele biraz paraza kıyın diye düşünmüşlerdir. Haklılar gardaş, biraz paraza kıyadız !

Şimdi durumu iyi olmayan emekli amca ve teyzeler de kesin “Çağam ola, dükkân senin” demişlerdir. Onlar da gönlü zengin insanlardır.

Peki konu komşuya da bayrama gittiz mi? Valla bu bayram havalar bozuk olduğu için kimse biz köye gitmiştik, evde yoktuk diye kapıyı açmamazlık edemezlerdi. Gitmişsez kesin ev de yakalamışsızdır. Muhabbetleri fazla koyulaştırmayadız! Koyuluşsa herkes siyasi fikir olarak kutuplaştığı için bir yerde kesin birbirize ters düşerdiz ve bayram ziyaretiz kötü olurdu. Aklız da olsun birbirize ziyaret gittiğiz zaman siyaset falan konuşmayın. Çiçek, böcek, ağaç ve havaları konuşun.. Futbol da konuşmayasız. Zaten takımlarımız Avrupa’da havlu attılar. Milyon TL 'ler boşa gitti .Taraftarlar da burunlarından soliler. Onun için spor,futbol falan da konuşmayasız.

Yav çok merak ettiğim bi konu daha var.. Bayram boyunca size de siyasilerden mesajlar geldi mi? Maşallah bana yağdı. Adamlar numara mı nerden bulmuşlarsa, ha bire mesaj atıp durdular ! Beni ne çok sevilermiş…Resmen gözlerim yaşardı. Az kaldı gidip hepsini tek tek bulup bayramlarını kutlayam! Beni çok sevilermiş çok. Kesin sizi de çok sevip bol bol mesaj atmışlardır.

Hazır konu açılmışken bişe daha soram: Hani partiler bayramın ikinci günü de bayramlaşma proğramı düzenliler ya… İşte o bayramlaşmaya parti binalarına gittiz mi? Kuyruğa girip “şap şup” yaptız mı? Ben hayatımda hiçbir parti binasına bayramlaşmaya gitmediğim için, merakımdan dolayı parti binalarına girip çıkan habire gömlek değiştirir gibi parti değiştirenlere bi soram dedim. Partiler de bayramlaşma nasıl oli. İçerde ne veriler? Şeker mi, lokum mu? Avuç dolusu alabilimisin, yoksa “şşştt, cızz!” mı diyiler? Yoksa “Ağzan acı biber sürerim mi ” diyiler. Ne bilem işte merak ettim.Daha cahilliğime sayın gardaş.

Bayramda başka nettiz. Kabir ziyaretlerine de gittiz mi? Arefe günü mü, bayramda mı gittiz? Ben genelde bayramın birinci günü gidim. Babamın kabrine gidince ona memleketin durumunu anlatim.

Mesela diyim ki “Baba… 26 sene geçti ama ( 1999 da vefat etti) bir adım öteye gidemedik. Memleketin su problemi hâlâ devam edi. Bizim köyde ki (kesrik) çimento fabrikası duri. Taşınamadı. Ovalar susuz. Bahçeye gene tankerle su taşik. Pertek Köprüsü yapılmadı. Kuzey çevre yolu yarım yapıldı. Yollar kortik dolu. Ağaçları kesip beton binalar diktiler. Elazığ'ı kültür yolu festivallerine almadılar. Harput UNESCO listesine giremedi…”

Ben anlattıkça az kali rahmetli babam mezardan çıkıp geri gele. Babam ağaç sevdalısı olduğu için şimdi ağaçları kesip binaları dikenleri görsedi kafayı yerdi. Betonlaşmayı görse çok üzülürdü. Allah rahmet eylesin. İşte benim kabir ziyaretlerim de böyle geçi gardaş.

Hadi gelin son olarak bi konuya daha değinem. Bu bayram havalar soğuk ve yağışlı olunca, orucu uykuya tutturduğum gibi, bayramı da uykuya yaptırdım... Aklıma bir fikir geldi: Acaba gelecek sene ilgililer bu işe bi el atsalar, bayramı ileri bir tarihe havaların güzel olduğu aylara erteleseler, hatta Ramazan’la Kurban Bayramı’nı birleştirseler, iki bayramı tek seferde yapsak nasıl olur?
Ne bilem işte merak ettim sorim. The İmam Raif Çelik hocam, bu konu hakkın da bilgin varmı. Bana biraz akıl ver. Ne diyisin, olur mu gardaş.
Olmadı cübbeli Ahmet hocaya soram. Şimdi o da kalkıp derse " gardaş hele önce bi yanmaz kefen al, ondan sonra cevabını verem".
Yok gardaş yok vazgeçtim. Ben gene " gar, gış, gıyamet" demeyem, saati saatine, günü gününe bayramı mı yapam.
Sonra bayram ertelenir mi ertelenmez mi tartışmaları çıkar ve suçlu ben olurum.
Geçmiş bayramınız mübarek olsun.