Cumhuriyet’in Şanlı Mazisi: Veliefendi’de Tarih, Vefa ve Atatürk Koştu

Geçtiğimiz Pazar günü İstanbul’da zaman durdu, kalpler tek bir ritimle çarptı ve Veliefendi Hipodromu bir kez daha tarihi bir ana tanıklık etti. Tam 100 yıldır aralıksız koşulan Gazi Koşusu, bu yıl bir asrı geride bırakmanın gururuyla sahnelendi. Dünyada bir devlet kurucusunun adına yüz yıldır kesintisiz düzenlenen, savaşa, krize, zamana meydan okuyan böylesine köklü bir spor organizasyonu bulmak kolay değildir.


Şüphesiz ki bu muazzam sürekliliğin arkasında, vizyonuyla Türk atçılığını modern dünyaya entegre eden ve bu büyük mirası ilk günkü heyecanla koruyan Türkiye Jokey Kulübü'nün muazzam emeği vardır. Gazi Koşusu sadece bir at yarışı değil; TJK'nın titizlikle geleceğe taşıdığı Cumhuriyet’in hafızası, milletin vefası ve Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan sevginin en canlı, en sarsılmaz nişanesidir.

Bir Askerin Sevdası, Bir Milletin Karakteri
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, savaş meydanlarının dahi komutanı olduğu kadar, at sırtında büyümüş bir askerdi. Kurtuluş Savaşı’nın o çetin, en zorlu günlerinde atlar, onun en yakın silah arkadaşlarıydı. Sakarya’nın çamurunda, Kocatepe’nin dik yokuşlarında, İzmir’e doğru rüzgarla yarışan süvarilerin nal seslerinde filizlenen bu sevgi, yalnızca bir binici hevesi değildi; sadakate, cesarete ve asalete duyduğu saygının bir yansımasıydı.


Gazi, Türk milletinin karakteriyle atın asaletini hep özdeşleştirirdi. Cumhuriyet’in ilanından sonra Türk atçılığının gelişmesine ve modern toplum kimliğine özel bir önem vermesi bu yüzdendi. O biliyordu ki, güçlü milletler yalnızca ordularıyla değil; kültürleriyle, sporlarıyla ve gelenekleriyle de ayakta kalırlar. İşte Atatürk'ün bu vizyoner vasiyetini omuzlayan, bir asırdır bu kutsal emaneti eksilmeyen bir disiplin ve sönmeyen bir aşkla organize eden Türkiye Jokey Kulübü, Türk sporuna ve kültürüne en büyük hizmetlerden birini sunmaktadır.

“Neriman’ın şalından Kutan’ın nalına uzanan şanlı mazi…”

Bu ifade, aslında Türk atçılığının asırlık hafızasını özetliyor. Yüz yıllık Gazi Koşusu da işte bu büyük, zarafet ve emek barındıran mirasın en kıymetli halkasıdır. Pazar günü o tribünleri hıncahınç dolduran, hipodromun parmaklıklarına tutunan yüz bine yakın sevdalıyı izlerken bir kez daha anladık ki, orada alkışlanan sadece safkan atlar değildi; alkışlanan Cumhuriyet’ti, alkışlanan bir asırlık vefaydı, alkışlanan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tü. Ve bu muhteşem atmosferi her yıl daha da büyüterek bizlere yaşatan Türkiye Jokey Kulübü’ne ne kadar minnettar olsak azdır.


Birileri yıllardır Atatürk sevgisini azaltmaya, unutturmaya ya da gölgelemeye çalışıyor olabilir. Fakat Veliefendi Hipodromu’nda oluşan o muazzam mahşeri kalabalık ve yükselen tek ses, dosta düşmana şu gerçeği çıplak gözle gösterdi: Aradan bir asır değil, bin yıl da geçse bu millet Atatürk’ünü asla unutmayacaktır. Çünkü sevgi yasaklarla bitmez, saygı propagandayla yok olmaz. Milletin gönlüne mühürlenmiş isimler, nesiller değişse de yaşamaya devam eder. Takvim yaprakları eksilse de Ataya duyulan aşk eksilmez.


Elazığ’ın Hafızalardan Silinmeyen Büyük Gururu
Bu muhteşem 100 yıllık geçmişin sayfalarını karıştırırken, Elazığ adına içimizi bambaşka bir gurur ve heyecan kaplıyor. Takvimleri 2022 yılına çevirdiğimizde, hemşehrimiz, Elazığspor’un efsane başkanı Hayrettin Karamazı’nın sahibi olduğu safkanın (Secret Power) pistin tozunu yutturarak Gazi Koşusu’nu birincilikle göğüslemesi dün gibi aklımızda.


Türkiye’nin en prestijli, en büyük kupasının bir Elazığlının ellerinde yükselmesi, memleketimizin adının o şanlı tarihe altın harflerle yazılması bizler için tarifi imkansız bir onurdur. O gün nasıl göğsümüz kabardıysa, bugün de aynı yarışın yüzüncü yılını izlerken aynı heyecanı ve gururu hissettik. Çünkü başarı da, vefa da paylaşıldıkça büyür.


Pazar günü Veliefendi’de koşulan sadece atlar değildi; orada tarih koştu, Cumhuriyet koştu, vefa koştu. Bu şanlı organizasyonu tam bir asırdır kusursuz bir ciddiyetle, asaletle ve Atatürk'ün izinde yöneterek bizlere bu gururu nesiller boyu yaşatan Türkiye Jokey Kulübü'ne sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.
Yüzyıllık bu şanlı maziye selam olsun…

Atamızın izinde, TJK'nın çatısı altında nal seslerinin zafer çığlıklarına karıştığı nice bin yıllara!