İyisi, kötüsü, sevinci ve hüznü ile bir yıl daha geçti. Her yeni yıl bir başlangıçtır.

Dilerim yeni yıl, ülkemizde, adaletin ve huzurun sağlandığı, yoksulluğun, açlığın, yolsuzluğun, haksızlığın, zamların son bulduğu;

İktidarın çıkarına ve ideolojisine hizmet eden karar ve uygulamaların ve de rant ve imar tutkusunun geride kaldığı;

Ekonominin ve siyasetin düzeldiği, eğitimde dinsel yaklaşımın terk edildiği, siyaset üstü milli ve bilimsel eğitime geçildiği, sağlık, güvenlik, dış ilişkiler ve yabancı istilası gibi sorunların ülke yararına çözümlendiği;

Doğanın ve yeşilin korunduğu, liyakatin, ahlakın ve bereketin geldiği hayırlı uğurlu bir yıl olur.

2025 yılı Türk toplumu için öyle sorunlar yumağı bir yıl oldu ki, kısaca “Sağlıklı ve mutlu yıllar” yerine bu kadar uzun bir dilekte bulunma ihtiyacı duydum.

Yılın son haftasında medyada, Elazığ’da, tarlada çalışmak için Elazığ Belediyesi’ne 265 mühendis gencin başvurduğu haberine rasladım. O gençler için duyduğum üzüntü, bu yazımı kaleme almama neden oldu.

Şimdi 2025 yılının son 15 gününde, güzel ülkemiz Türkiye’de yaşanan ve medyada yer alan sadece birkaç haberin özetine kısaca göz atalım:

. Türkiye’de iğneden ipliğe her şeye zam geldi, işçi, memur, emekli, çiftçi, esnaf, öğrenci, caddeleri, meydanları doldurdu , “Açız, açıktayız, bizi ölüme terk etmeyin” diye haykırdı.

. Sorunlarını iktidara duyurmak için yürüyüşe geçen, İşçi, memur, emekli, çiftçi, esnaf, öğrenci ve kadınlar, emniyet güçleri tarafından coplandı, biber gazı sıkıldı, bir kısmı hapse atıldı.

. Yoksul aile çocuğu, pırıl pırıl bir genç, üç kez idari hâkimlik sınavına girdi, Türkiye birincisi oldu, sözlü sınavlarda elendi.

. Ülkemizi yönetenler tarafından, yargı paketine katil müteahhitleri affeden bir madde konulunca, 4 yakınını kaybeden acılı depremzede, TBMM’de grup toplantısına katıldı, hüngür hüngür ağladı, acılı aileler Adalet Nöbetinde, “ Sizden büyük halk var” diye seslendi.

. Türkiye son 20 yılda izlenen yanlış politikalarla yabancı istilasına uğradı, sınırlarımız yolgeçen hanına döndü, yine ülkemize kacak girenler yakalandı.

. İŞİD militanlarına vatandaşlık verildi, yapmadıkları katliam kalmadı, devlet tarafından korundukları yazıldı. Yılın son haftasında, İŞİD saldırısında üç polis öldürüldü, sekiz polis ve bir bekçi yaralandı.

. TBMM’de stajyer kız öğrenciler istismar edildi. Kuran kurslarında çocukların cinsel istismara uğradığı Diyanet İşlerinin ve Milli Eğitimin desteği ile, çocuklara tecavüz edilmesi ile bilinen Ensar Vakfı, Aralık 2025’te, öğrenciler için “Sana Emanet Bilgi Yarışması” düzenledi.

. Avrupa Uyuşturucu ve Bağımlılık İzleme Merkezi 2023 Uyuşturucu Raporu’nu göre, en yaygın 6 uyuşturucudan 3’ünün en fazla ele geçirildiği ülke Türkiye oldu. Türkiye uyuşturucu merkezine dönüştürüldü. Çaresizlik içindeki babalardan, “ Oğlumu uyurken öldürmek istedim”, “ Çocuğumuz bizi delirtti”, “Çocuğumuz hapiste de içiyor” diye feryat edenler olduğu belirtildi. Bağımlıların birçoğu yakalandı. Uyuşturucuyu, Türkiye’ye gemilerle getiren baronlara dokunulmadı, kimler olduğu açıklanmadı.

. Son yıllarda, Türkiye, yüksek ölüm riski taşıyan sahte içkilerin servis edildiği bir ülke oldu. Yılbaşı öncesi, birçok sahte içki merkezine baskınlar yapıldı.

. Türkiye’de gün geçmedi ki bir kadın öldürülmesin. Şiddete uğrayan ve şiddete uğrama tehlikesi bulunan aile bireylerinin ve kadınların korunmasına ilişkin yeterli önlemler alınmadı, koruma tedbirleri ve cezalar yetersiz kaldı.

. Ayağında 52 bin liralık ayakkabı ile dolaşan iktidar milletvekiline, TOKİ’nin depremzedeler için yaptığı evlerden verildi, depremzede mağdur edildi.

.Yoksul aile çocuğu şehit babası, ayakkabısı olmadığı için, oğlunun cenaze törenine terlikle katıldı.

. Yoksul, aç ve cehalet kurbanı vatandaşlarımızı rahatlatmak için, Diyanet İşleri Başkanı, “ Açlık en büyük ibadettir” dedi.

. Türkiye’de 15 ile 29 yaş arasında, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin sayısı geçtiğimiz yıl 4 milyon 676 bin (yüzde 25,9) kişiye ulaştı. 4 milyon gencin ailesi, “Evladımı büyüttüm, okuttum şimdi işsiz” diye feryat içinde.

. Ekran zorbalığı arttı. Azılı sapığa iyi hal indirimi uygulandı.

. Suçsuz günahsız, hukuksuz tutuklanan, aylarca hapishanelerde tutulan hasta belediye başkanları hastaneye kaldırıldı, aileler, saygı, vicdan ve insanlık istiyoruz diye haykırdı.

. Sarayda ve kamu kurumlarında israf hat safhaya ulaştı. İtibardan tasarruf edilmedi, sarayın bir günlük harcamasının 58 milyon olduğu açıklandı.

.Tek adam Cumhurbaşkanımızın küçük oğlu; Kuvayı Milliye, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı, “Hilafet gelsin de isterse Türkiye batsın ben razıyım” diyen, hayatta olmayan, fesli Kadir Mısırlıoğlu’nu, yerli ve milli aydın olarak model gösterdi.

. Ormanlar, yeşil alanlar ve zeytinlikler, kömüre, madene ve zengin müteahhitlere heba edildi.

. Milyarlarca vergi toplandı, vergiler emekliye, emekçiye, yoksula değil zengine gitti.

Bu haberler ışığında günümüz Türkiye’sinde, biat etmeyen ve yandaş olmayan insanların, hangi ruh hali içinde olduğunun ve yeni yıla nasıl girdiğinin yorumunu ve yanıtını siz değerli okurlara ve yıllar yılı bu yönetime oy veren siz değerli Elazığlı hemşerilerime bırakıyorum!