Kültürel Gen; Binyıllar Geçsede Kaybolmaz.

Kültür değişir, dönüşür ve gelişir; ancak özünü oluşturan kültürel genler varlığını sürdürür.
Tıpkı mitolojik anlatılarda yer alan Anka kuşu gibi… Anka, her yok oluşun ardından küllerinden yeniden doğarak varlığını sürdürür. Kültürel gen de benzer şekilde, toplumların yaşadığı kırılmalar, göçler, savaşlar ve değişimler karşısında yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalsa da, aksine yeni biçimlere bürünerek yeniden hayat bulur. İşte bu durum kültürel gen hafızasını yansıtan sürekliliğin somut göstergesidir..

9B4Df5B4 D2F0 4409 A278 Eab1D0399272

Yazımızın görselinde yer alan Baskil Şeyh Hasan Köyü, Tarihi Teslim Abdal Mezarlığı’nda bulunan saç örgülü mezar taşı ile günümüzde bir ilkokul öğrencisinin saç bağlama biçimi, aradan yüzyıllar hatta binyıllar geçmesine rağmen kültürel sürekliliğin ve kültürel genin kuşaktan kuşağa aktarılmasının somut bir örneğini oluşturmaktadır.

Kültürel gen kavramı, toplumların tarihsel süreç içerisinde ürettikleri değerlerin, normların, sembollerin ve pratiklerin kuşaktan kuşağa aktarımını ifade eden kültürel bir çerçeve sunar.

Bireyler çoğu zaman farkında olmasalar dahi, atalarından devraldıkları kültürel genleri gündelik yaşam pratikleri aracılığıyla sürdürmeye devam ederler. Bu aktarım sadece bilinçli bir öğrenme sürecine dayanmaz; Saç örgüsü biçimlerinden giyim tarzlarına, bereket ritüellerinden inanç sistemlerine ve yaşam alanlarının düzenlenişine kadar uzanan geniş bir yelpazede bu kültürel kodların izleri açıkça gözlemlenebilir. Söz konusu pratikler, bireyin kimlik inşasında belirleyici bir rol oynarken aynı zamanda ait olduğu toplumun tarihsel birikimini de yeniden üretir. Bu yönüyle kültürel genler, geçmişin yansıması, bugünün ise sosyal ve kültürel dokusunu şekillendiren dinamik unsurlar olarak değerlendirilebilir.
Binlerce yıllık kadim Türk geleneğinin ve Türk kültür genlerinin sürekliliğinin sağlanabilmesi için; masallarımıza, türkülerimize, ninnilerimize, mitlerimize, öykülerimize, gelenek ve göreneklerimize, inançlarımıza sahip çıkmak büyük önem taşımaktadır. Bu kültürel mirasın korunması ve yaşatılması, ancak bilinçli bir şekilde gelecek nesillere aktarılmasıyla mümkün olacaktır.

Bu nedenle, geçmişten günümüze ulaşan kültürel değerlerimizi derlemek, kayıt altına almak, yaşatmak ve yeni kuşaklara aktarmak adına yapılan çalışmaları sürdürmek; kültürel kimliğimizin devamlılığı açısından önemli bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır.

Aygün Çam
Elazığ