Mahallelerimiz kentleşti.
Doğukent’le başlayan süreç Güneykent’le ve son olarak Yaşam Kent’le devam ediyor.
Bir eksiğimiz Batı ve Kuzey Kent kaldı!
Allah aşkına başka isim mi bulunamadı?
Neden Belekgazi, Mezire, Ahmet Kabaklı veya Yakup Şevki Paşa gibi isimler konulmaz ki?
****** ****** ******
2021 yılı Ocak ayı FHGC Başkanı Semih Erdem, Elazığ'da 120 konutluk basın sitesi yapılması konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Bakan Kurum, "afetzede vatandaşlarımız için 20 bin konut yapıyoruz, hak sahiplerine tesliminden sonra basın sitesini yaparız" dedi.
2024 yılı Aralık ayında Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC) Başkanı Serkan Gürtürk, Elazığ’da görev yapan basın mensuplarına yönelik konut ihtiyacının çözümü için önemli bir gelişme yaşandığını açıkladı.
Gürtürk, il yöneticileri ve siyasilerle yaptıkları istişare sonucunda, taleplerini Bakan Kurum’a iletmeleri için bir heyetin oluşturulduğunu söyledi. Heyette, başta Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu olmak üzere tüm milletvekillerinin, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Fatih Önalan ve MHP İl Başkanı Yunus Bal’ın yer aldığını belirtti.
2026 yılı Ocak ayı MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, basın sitesi konusunu TBMM’ne taşıdı. Milletvekili Işıkver, iki büyük deprem görmüş Elazığ’da basının konut ihtiyacının giderilmesi adına TOKİ ile bir kampanya düzenlenmesi gerektiğine vurgu vardı.
Bakan aynı Bakan... Konu aynı konu...5 yıldır çözülemeyen bir sorun...
İlimizde yayın yapan bazı gazetelerdeki haberlere bakıyoruz. “Elazığ’ın fahri hemşehrisi olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un Elazığ’da ölümsüzleştirilmesi kararı netleşti.”
Arka fonda Selda Bağcan’ın şarkısı çalıyor: “Yaz Gazeteci Yaz...”
****** ****** ******
“Elazığ’da etkisini sürdüren soğuk havada, sokakta yaşayan ve hipotermi geçirmek üzere olan vatandaş, itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.”
Bu haberi okuyunca “Elazığ’da hala sokakta yaşayan insan” var mı diye kendime soramadan edemedim. Benim gibi inşallah bu soruyu kendilerine sorarlar.
Bu çağda Elazığ’da bu olayın yaşanması utanç ve kaygı vericidir.
Çevremize bir kez daha göz atalım. Komşumuz aç iken tok yatanlardan olmayalım.
Hele ki bu soğuk kış geceleri değil insan bir canlı dahi dışarıda bırakmayalım.
****** ****** ******
Sosyal Medyada bazı tipler var. Hiçbir şey yapmayan hiçbir makamı olmayan ama mangalda kül bırakmazlar.
Efendim, günler öncesinde yeni Valiler Kararnamesinin hazırlandığını iddia eden bu şahsına münhasır kişiler, filan Valinin filan yere atandığını filan Valinin görevden alınacağını iddia ettiler.
Valiler Kararnamesi sonunda yayımlandı. Listeye baktık. İddia edilen Valiler yerlerinde duruyor. Sanal atamalar yapan arkadaşa tavsiyem otursun kahvesini yudumlasın, televizyonunu seyretsin. Sosyal medyaya fazla takılmasın...
****** ****** ******
Bedri Yücel Abimiz Bir Garip Bedo olarak, ‘yılbaşı gecesi ne yaptın’ sorumuza cevap vermiş:
“Valla gardaş, bu gece de çerez aldım, Kayseri’den hediye gelen tatlımı aldım, tek kişilik çiğ köfte paketimi aldım ve doğru eve gittim. Yedim, içtim; televizyonun karşısına geçip telefonumu da elime alarak mizahi yazılar üretip sosyal medyada paylaştım. Kulağım kapıda, gözüm bacadaydı. İçimden “Ahan şu Noel Baba bir gelsin, yakalayıp salmayacam” diye geçirip durdum.
Herhâlde birileri gidip Noel Baba’ya, “Yav Noel Baba, sakın Bedo’nun yanına gitmeyesin; sahan çok kızmış, sağda solda ‘yakalarsam bu Noel Baba’yı öpecem’ diye söylenip gezi” demiş olacaklar ki Noel Baba gelmedi.”
Yani anlayacağınız, Bedri Yücel o gece Noel Baba’yı öpmek için evde oturmuş beklemiş.