Elazığ’da 1950‘lerden beri resmi ve özel haberleşmenin sağlandığı PTT binası, sosyal ve kültürel geçmişi ve merkezi konumu ile halkın içten benimsediği tarihi binalardan biridir. Halkın ortak bilincinde, sevgisinde, anılarında silinmez, kalıcı ve derin izler bırakmıştır. Eminim ki 1950‘lerden günümüze kadar PTT binası ve meydanı ile ilgili tüm nesillerin kültürel, sosyal ve duygusal dünyasında unutulmaz karşılığı vardır.
Benim kuşakların çocukluk ve ilk gençlik yıllarında bizler Elazığ’da teknolojik gelişmelerden bihaberdik. Telefonun bile sadece adını bilirdik. İşte o günlerin birinde ilkokul kaçıncı sınıfta olduğumuzu tam olarak hatırlamıyorum, üçüncü yada dördüncü sınıfta olabiliriz (1951-52 yılları); öğretmenimiz bizi sınıf olarak toplu halde PTT’ye götürdü. Alt katta telefon ve telgraf işlemlerinin gerçekleştirildiği bir bölüme aldılar bizi. Hocamız önce görevli ile kısa bir konuşma yaptı. Görevli bize telefon ve telgrafın ne olduğunu, nasıl çalıştığını göstererek anlattı. Sonra telefon ahizesini sırayla hepimizin kulağına tuttu ve dinletmeye başladı. Sıra bana geldi, ahize kulağımda karşı tarafta konuşan biri bana bir şeyler söylüyor, heyecandan ne söylediğini bile doğru düzgün anlayamadım ama o gün biz sınıf olarak ilk kez telefonla PTT’de tanıştık.
Ayrıca liseli yıllarıma geldiğimizde de Elazığ’da, önemli resmi makamlar dışında, örneğin evlerde ya da dükkanlarda henüz telefon yoktu. O yıllarda İstanbul Üniversitesinde okuyan abimi aramak için babamla PTT’ye gittiğimiz, konuşabilmek için uzun zaman beklediğimiz, iyi haberini alınca da memnun mutlu ayrıldığınız o günleri de uzun yıllar geçmesine rağmen hiç unutmadım.
Yani demek istiyorum ki halkın PTT binasında geçen anıları, hafızasından ve aklından çıkmadı, çıkmayacak, silinmedi, silinmeyecek. Dolayısıyla PTT binası Elazığ’ın gelecek nesillere aktarılması gereken çok önemli sosyal, kültürel ve tarihsel bir değeridir.
PTT binası, tarihi, mimarisi, toplumun sosyal, kültürel ve simgesel anı niteliklerine sahip olması ile Kültür Varlıklarını Koruma Kurulları tarafından tescillenmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile koruma altına alınmıştır. Depremde zarar gören binanın özgün yapısını bozmayan restorasyon projeleriyle ele alınması ve ivedi olarak aslına uygun olarak yenilenmesi ve gelecek nesillere aktarılması gerekmektedir. Ne var ki Turan Gazetesi’nde yayınlanan haberler gösteriyor ki pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da yine Elazığ sahipsiz kalmıştır.
Sorunun çözümlenmesi için Varlık Fonuna bağlı PTT. A.Ş, Ulaştırma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Elazığ Belediyesi ve Elazığ Valiliği nezdinde yapılacak koordineli çalışmalarla bütçede gerekli ödeneğin ayrılmasının sağlanmasına ihtiyaç vardır. Ancak bilindiği gibi Türkiye’de son 24 yılda bu nitelikteki parasal ve kaynak bulma sorunları ancak siyasi gücü elinde tutanların desteği ve ilgisi ile çözümlenebilmektedir. Dolayısıyla Elazığ milletvekillerinin ve de Elazığ’ın ileri gelenlerinin tüm ilgili kuruluşlarla görüşerek ve de siyasi gücü ellerinde tutan yetkililere ulaşarak PTT binasını Elazığ’a yeniden kazandırmak için içtenlikle çalışmaları gerekir!
Aksi halde, eğer PTT binası aslına uygun olarak restore edilerek yenilenemez ise bu Elazığ toplumunun geçmiş yaşamına ve de sosyal ve kültürel değerlerine saygısızlık ve ihanet etmek olur!...