Atatürk döneminin kazanımlarından biri olan Elazığ Şarap Fabrikası, 1944 yılında, yani Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı sırasında ağır bir savaş ekonomisinin yaşandığı zor şartlarda kuruldu.

Şarapçılığa elverişli yüksek kaliteli Öküzgözü ve Boğazkere üzüm çeşitlerinin yetiştirildiği Elazığ’da,üreticiyi desteklemek ve elindeki ürünü değerlendirmek amacıyla devletin tarımsal sanayi politikaları doğrultusunda Tekel tarafından faaliyete geçirildi.

Şarap Fabrikası uzun yıllar boyunca hem Elazığ’ın ünlü Öküzgözü ve Boğazkere üzümleri hem de diğer şaraplık üzümleri için üreticilere güvenilir bir pazar ve alım güvencesi oldu. Fabrikada çalışan onlarca işçiye ve üzüm üreticilerine geçim kaynağı sağladı. Geleneksel kültürel bir miras olan üzüm üretiminde yüksek kalite bilinci gelişti, bağcılık teşvik edildi.

Buzbağ markasıyla ünlenen Elazığ şarabı yurtiçinde olduğu gibi yurtdışında da uluslararası düzeyde birçok saygın ödül aldı. Türkiye'nin en köklü şarap markalarından biri oldu. Buzbağ'ın, özellikle yıllandırılmış özel serisi Buzbağ Rezerv, dünya çapındaki prestijli şarap yarışmalarından madalyalarla döndü.

Ne var ki kamuya ait bir devlet kuruluşu olan Şarap fabrikası AKP iktidarı tarafından 2004 yılında özelleştirildi. Diğer bir deyişle “babalar gibi satarız” dediler, devlet kuruluşlarını üvey baba gibi sattılar.

​Elazığ Şarap Fabrikası Kayra Şarapçılık şirketine satıldı. Kayra şirketi bünyesindeki fabrika ancak 20 yıl süreyle faaliyet gösterebildi. Şirket, fabrikanın, 2020 ve 2023 depremlerinde hasar aldığını, fabrikanın yenileme ve güçlendirmeye ihtiyacı olduğunu ileri sürerek, üretimini Tekirdağ'a taşıma kararı aldığını açıkladı.Elazığ’da 80 yılı aşkın süredir devam eden, ekonomik bir zenginlik ve ticari hareketlilik sağlayan fabrikanın faaliyetleri 2025 sonbaharında sonlandırıldı.

Elazığ’ın hafızasında önemli bir yeri olan fabrika tamamen kapatıldı. Şarap Fabrikasının bulunduğu yer Elazığ Lisesine çok yakındı. Dolayısıyla Şarap Fabrikası bana hep Liseli yıllarımı çağrıştırır, hafızamda önemli bir yeri vardır. Aslında sadece benim değil inanıyorum ki Elazığ’ın önemli bir değeri olan 80 yıllık fabrikanın,tüm nesillerin hafızasında unutulmaz bir yeri vardır.

Ne yazık ki sahipsiz Elazığ, Şarap Fabrikasının kapanmasında da sahipsiz kaldı.

Aşikâr ki fabrikanın kapanmasının Elazığ’ın tüm üzüm üreticilerine, bağcılığa, kentsel geleneklerine, işsizliğe ve de Elazığ ekonomisine ağır etkileri olmuştur ve de olacaktır.

Nitekim ekim ayı süresince Elazığ basınında, Tekel’in alkollü içki bölümümüm özelleştirilmesi ile bu bölümü satın alan MEY şirketinin, Elazığ üreticisinden üzüm almaması sonucunda, Elazığ’da 3000 bin tondan fazla öküzgözü üzümün, bağlarda çürümeye terk edildiği haberleri yer alıyor. Bu durumun çiftçinin zarar etmesine, geleceğinin karartılmasına ve bağların sökülmesine ortam yarattığı ve çiftçinin kan ağladığı vurgulanıyor.

Ancak Turan Gazetesinin üzüm üreticilerinin yaşamakta olduğu sorunları gündeme taşımasının ardından siyasi girişimler başlatıldığı kaydediliyor. Bir Elazığ AK parti milletvekilinin sekiz kişilik üretici heyeti ile Ticaret Bakanlığında görüşmeler gerçekleştireceği belirtiliyor. Dileriz üreticiler, üzümlerinin bağda kalmasını önleyici bir çözümle Elazığ’a dönerler…

Bununla birlikte aşikar ki Elazığ’ın ve üzüm üreticilerinin geleceği için Elazığ’da tekrar bir Şarap Fabrikasının kurulmasına kesinlikle ihtiyaç vardır!