SABIRSIZ ELAZIĞLI
İnsanların hayatında bazı anlar ve sözler vardır ki işte o anlar ve sözler bazı insanların hayatlarını olumlu veya olumsuz değiştirebilir.
Birkaç örnek ile konuyu açayım. Mesela 2020 depreminde Kahveci Ferhat Evsen, "Depremde dükkânım kayboldu." demişti ve sonra Kahveciler Odası başkan adayı olup kazanmıştı. Mesela Şoförler Odası Başkanı Şevket Toraman bir TV programında canlı yayın esnasında "Elazığ yarayı yemiş." diyerek gündem olup o anın verdiği fırsatla yıldızı parlayıp sonraki seçimlerde tekrar başkan adayı olup seçilmiştir. Muhtar Hacı Güneş, "Biraz da ben dolandırayım, biraz da benim peşim sıra dolanın." sözüyle yıldızını parlatıp gündem olup tekrar muhtar seçilmiştir.
Böyle bir anı da son seçimlerde tekrar ETSO Başkanı seçilen İdris Alan yaşamıştı. Olayı bir hatırlatayım: Başbakan Binali Yıldırım Ankara'da oda başkanlarıyla yaptığı bir toplantıda ETSO Başkanımız İdris Alan ayağa kalkıp ısrarla konuşmak için Başbakanın sözünü kesip Elazığ'ın teşvik paketinde 6. bölge haklarından yararlanmasını istemişti ve Başbakan ona "Sabırsız Elazığlı" demişti. İşte bu çıkış anı ve sözleri, ardından Başbakan'ın ona "Sabırsız Elazığlı" demesi bir anda Türkiye'de gündem olup günlerce konuşulmuş ve Sayın Alan'ın yıldızını parlatmıştı.
İnsanların hayatında karşılarına çıkan böyle ilginç anlar ve sözler olumlu fırsatlar olabilir. İşte geçmişte yaşanan o olay, ETSO Başkanı İdris Alan için de bir fırsat olup yıldızını parlatmıştır. Elazığ halkı da böyle cesur çıkışları sevdiği için, yapan kişilere her zaman her yerde destek sunmuştur. Yani İdris Alan o anki cesur çıkışının meyvelerini yemeye başlamış ve devam etmektedir. Zaten son girdiği ETSO Başkanlığı seçiminde de bunu tekrar başkanlığı kazanarak göstermiştir. Bu başarı İdris Alan'ın hayatında gelecek yıllarda başka mecralarda da —mesela siyasette de— yürümek için bir fırsat olabilir. "Sabırsız Elazığlı", günümüzün bazı siyasilerinin aksine yeri geldiğinde cesur davranarak ve çıkışlar yaparak, hatta masaya yumruğunu vurarak Elazığ'ın geçmişte aradığı hakları gibi bugün de haklarını arayıp savunabilir.
Son söz olarak da tekrar ETSO Başkanı seçilen Sayın İdris Alan'ı ve ekibini kutlar, şehrimize hayırlı olmasını dilerim. Projelerini en kısa zamanda gerçekleştirmesini beklik "Sabırsız Elazığlının.”
BORSA BURSA
Borsa, fon olayları gündem olunca birden aklıma Elazığ'da iki kişi arasında yaşanan bir muhabbet geldi. Yazacağım olayı ben yaşamadım, bir yerde duymuştum. Yani Elazığ deyimiyle "Hah diyi."
İki arkadaş akşam konuşup anlaşıler ve sabah bir yere gitmeye karar veriler. Sabah olunca, saati gelince söz verenden biri gecikince arkadaşı telefon açıp "Yav nerde kaldın, hadi gel da" der. Arkadaşı "Bursadayım, birazdan gelecem" der. Telefon eden şok. Der ki "Abe sen gece yarısı Bursa'ya mı gittin? Uçak yok, bişe yok; imkanı yok bu kadar kısa sürede gidesin ve hemen dönesin." Karşıdaki olayı tam açıklayınca, "Ben şu an Elazığ bursasındayım" deyince mesele anlaşıli.
Arkadaşı Baskilli olup O'ları U diye konuştuğu için borsa Bursa olmuş. Baskilli hemşerilerimizin bazıları "O" harfi yerine "U" harfini kullanırlar.
PATATES
Heç sevmediğim olayların başında ne geli bilisiz: Taziyede, mezarlıkta, hastanede resim çekip paylaşmak. Kalkısiz gidisiz cenazeye, iki kürek toprak atacağıza çoktandır görmediğiz birileriyle karşılaşınca başlisiz kaynatmaya ve bazen de kıs kıs gülmeye; bir de mezarlık hatırası diye resim çekisiz. Hastaneye gidisiz, hasta acılar içinde kıvranırken "Yav hele bi kameraya bak, hele bi patates de." diyisiz. Tamam, moral verin, neşeli görünün, hastayı da teselli etmeye çalışın ama "patatesin" sırası mı gardaş? Taziyelerde resim çekme, yemek yeme, oturup saatlerce laklakı yapma olayı da ayrı bi konu. Zaten taziye mevzusunu bir çok kez yazdım ve çıktığım TV programlarında konuştum. Tekrar yazmayam.
Müsaadenizle ben, bi taziye var oraya gidem. Arkadaşlar "Acele gel, akşam namazından sonra yemeğe oturiler, kaçırmayak." dediler. Bi Fatiha okur; üç tane lahmacun ve biraz da güveç yer, çayımızı da içer çıkarız.