DOĞUNUN KALESİNE KARIŞMAYIN

​Doğu Anadolu'nun en büyük şehirlerinden biri olan, kökleri Harput'tan dolayı binlerce yıl öteye giden benim mübarek şehrim Elazığ'ı yıllardır "kırpa kırpa", "etrafını sularla çevirerek" küçücük bir şehre döndürdüler. İlçelerimizi bizden koparıp başka şehirlere bağladılar (Eğin, Pertek, Çemişgezek, Hozat, Çüngüş, Çermik, Arapgir...), ilçelerimizden yeni şehirler yaptılar (Tunceli, Bingöl). Eyvallah dedik, "Devlet baba yaptı, bir şey olmaz, bir bildiği vardır" dedik. Ama son zamanlarda ortaya atılan, dilden dile dolaşan yeni bir iddia, komşu bir şehrin ilçesinin il yapılacağı ve gene bizim ilçelerimizden birkaçının bu yeni ile bağlanacağı dedikodusu Elazığ'da gündem olunca bizi bayağı bir "herslendirdi".

​Yetmedi mi gardaş, Elazığ'ı "parça pırçik" ettiğiz? Vallahi kimse kusura bakmasın ama kimseye verilecek bir karış toprağımız yok. Zaten bahsi geçen ilçelerimiz de buna asla razı olmaz. "Devlet baba", Elazığ adlı evladına sahip çık! Evladın Elazığ, dedikodusuna bile tahammül edemi artık. Bizden uzak hangi ilçeyi il yapisez yapın ama bizim ilçelerimize karışmayın. Zaten bi kırtik toprağımız kalmış, onu da bizden koparmayın.

​ÇEMİŞGEZEK NEREDEDİR?

​Sosyal medyada ilçe ve illerin, popüler yerlerin nerede olduğu sorulunca ve viral olunca, verilen komik cevapları gördükçe ben de üzerime vazife sayıp bu yerleri yazmaya başlim. Daha önce gene böyle bir soruya, "Harput nerededir?" sorusuna verilen cevaplarla ilgili bir köşe yazıp Harput'un nerede olduğunu ve nasıl gidilebileceğini yazmıştım. Müsaadenizle bugün de Çemişgezek ilçesini bir yazam.
​Geçmiş yıllarda memurların korkulu rüyası olan bir ilçe... Biri bir memura kızmışsa hemen "Bak seni Çemişgezek'e sürdürürüm!" diyerek tehdit ettiği, gene memurların kura çekimlerinde çıkan yer Çemişgezek olunca şanssızlıktan yakındıkları Çemişgezek; korkulacak, gidilmeyecek bir ilçe olarak görülürdü.

​Gelelim bugüne...
Doğu Anadolu Bölgemizde Tunceli ilimize bağlı olan şirin ilçemiz Çemişgezek; memurların isteyerek, hatta torpil yaptırarak gitmek istediği bir ilçemiz olmuştur.
​Karayoluyla ve feribotla bu ilçemize ulaşım sağlanmaktadır. Uçakla Elazığ'a gelip buradan Keban Barajı'nı feribotlarla geçerek veyahut karayoluyla Tunceli'ye, Elazığ'a, Erzincan'a, Malatya'ya gidip bu illerden Çemişgezek ilçemize karayoluyla da gidebilirsiniz. Tren, uçak, feribotla, aktarmalı; otobüs ve araba ile direkt Çemişgezek ilçemize gitme şansınız var.
​Tabiatla iç içe, dağların eteğinde, ormanlarla çevrili, içinden bir çayın (Tağar Çayı) geçip Keban Barajı'na aktığı, balıkçılığın da son yıllarda büyük bir gelişme gösterdiği, dutu ve peyniri ile de meşhur olan Tunceli ilimize bağlı Çemişgezek ilçemize kısaca değindim.
​Eğer bir gün yolda yürürken mikrofonu ağzınıza dayayıp "Çemişgezek nerededir?" diye sorarlarsa bilesiz dedim. Bakın gene yazim: Çemişgezek, Doğu Anadolu Bölgemizde Tunceli ilimize bağlı şirin bir ilçemizdir.
​Yoh ben bilmidim, ben duymadım, ben görmedim demiyesiz...

MEMLEKET GÖZÜMDE TÜTİ

​Diyim ki bu aralar kalkam, başka bir şehire gidem ve birkaç gün sonra da "Ah ulan ah, memleket gözümde tüti!" diyem.
Yıllar önce tahsil dolayısıyla falan başka şehirlerde kalıp memleket hasreti çekmiştim ama epeyidir şehirden çıkmadığım için tekrar denemek istim. Bu mevzuyu yazmaya başlayınca konu hakkındaki anılarım aklıma geldi. Mesela Konya'da üniversitede okuduğum zaman, yurttan okula giderken 23 plakalı bir belediye otobüsü görünce hemen takibe başlayıp ilk durdukları yerde gidip yakaladım ve folklor yarışması için Konya'ya geldiklerini öğrendim. Ekiptekilerle epeyi muhabbet edip hasret gidermiştim.

​Gurbetten Elazığ'a döndüğüm zaman Gürün ile Malatya arasındaki yol hiç bitmez; Kömürhan'ı geçer geçmez de ruhen ve bedenen müthiş bir heyecan hissederdim. Kömürhan Köprüsü'nden geçtikten sonra şehir merkezine kalan 50 km'lik yolun tadını çıkarıp muavinden Elazığ türkülerini çalmasını isterdim. Dönüş yolunda yandaki koltukta oturanlarla birçok dostluğun temelini atmışımdır. "Anan adı, baban adı, köyün, mahallen" derken hısım akraba bile çıktıklarımız olmuştu.

Şoför ve muavinlerin öğrencilerle askere olan acıma ve yardım duygularından faydalanıp bedava, güzel yemekler yemişimdir. Otobüs şoförlerinin torpilli olduklarını bilmeyeniniz yoktur herhalde.
​Çok kısa olarak değindiğim konuları tekrar yaşamak için en kısa zamanda yollara düşecem. Tek sıkıntı, uçakla gidersem Gürün'de yemek, Mucur'da çay molası; "Elazığ'dan gelip İzmir istikametine gitmekte olan Hazar Turizm'in sayın yolcuları, kaptanınız yarım saat yemek ve ihtiyaç molası vermiştir, çaylar şirkettendir" anonsunu duyamayacak olmam. Acaba uçakla gidersem hostesten rica etsem, gidip kaptan pilota dese ki yolcunun biri: "Gürün üzerinden geçerken yarım saat mola vermeni isti..." Olur mu? Bence olmaz. Çünkü uçağın içinde çay, tost, bisküvi ve suyu üç beş katına satıp para kazaniler ya, onun için Gürün'de mola vermezler.