EFELER DİYARI AYDIN

Anamın memleketi Aydın’a senede bir kere kesin giderim. Hani derler ya, kan çeki veya toprak çeki. İşte benimki de öyle bir şey. Aydın’a gittiğim zaman çocukluğumun geçtiği dedemin, nenemin evini, sokağını, caddelerini görüp havasını soluyup hatıralarımı gözümde canlandırıp hasret gideririm. Ana tarafından akrabalarım ve komşularımızla bir araya gelirim.

Bu gidişimde içimde ayrı bir heyecan daha vardı. Sebebi ise Aydın’daki Elazığlılar Derneği Başkanımız Necati Gür’ün davetine icabet edecek, gurbetteki hemşehrilerimizin duygularına şahitlik edecek olmamdı. Araya sora AYED’in (Aydın Elazığlılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği) yerini buldum. Kapısındaki tabeladan incelemeye başlayarak derneğin içine girip dekoruna kadar her şeyi bir güzel gözden geçirip resimlerini çektim. İnanın, bir dernek anca bu kadar güzel olur. Eşyalar, tablolar, kitaplar, müzik aletleri… Her şeyiyle tamamen Elazığ’ı hatırlatan, memleket hasretini gidermeye yarayan bir şekilde dekore edilmiş ve hemşehrilerini bekler bir hâlde durudi.

Başkanımız Sayın Necati Gür, Aydın’da gerçekten güzel işler yapmış. Her ayın 23’ünde özellikle peynirli ekmek ve diğer yiyeceklerimizin de ikram edildiği kürsübaşı gecesi düzenlenimiş. Geceye katılan hemşehrilerimizin oluşturduğu ekiplerle türküler söylenip oyunlar oynanimiş. En ilginç olanı ise peynirli ekmeğin peyniri bile Elazığ’dan getirtilip Aydın’da yıllardır faaliyet gösteren Bordo Harput Pide Fırınında pişirilimiş. Bu fırını da gidip gördüm ve sahibi olan, yılların fırıncısı, Elazığlıların iyi tanıdığı Yenimahalle’deki Günaydın Fırınının sahibi aileden biri olan Ayhan Kahramanoğlu ile de tanıştım. Fırında oturup etrafa bakarken gelen müşterilerin çoğunun da Elazığlı olduğunu görüp sohbet ettim. Bunu da kısa bir not olarak belirteyim.

Necati Başkanımızla dernekte yaptığımız muhabbette başkanımız, bir başkan olarak neler yaptığını tek tek anlattı. Onu dinledikçe içimden, “İşte başkanlık budur, adam ne gerekliyse yapmış.” dedim. Böyle başkanların sayısının diğer tüm şehirlerde de artmasını temenni ederim. Başkanımız bize Aydın’da tırnak ekmeği bile yedirdi. Daha ne yapsın gardaş! İlgine teşekkür ederim Necati Gür Başkanım.

SEYİR TERASIMIZ

Hah da seyir terası yapi, biz de yapmışız. Başka şehirlerde yapılanlara bakınca insan gerçekten imreni. Çok yüksek yerlerde, manzaralı, insanların üstünde manzara seyrederken bacaklarının titrediği seyir teraslarını görünce bizimkinin niye böyle aceleye getirilip hemen Harput’un en alçak yamaçlarından birine yapıldığını yıllardır merak edip durdum. Başka yerde olamaz mıydı? Hazarbaba Dağı’nda, Keban’da… Falan. Neyse işte, hiç yoktan iyidir. Bunla idare ederiz. İdare ederiz derken, son gördüğüm bir haberde ESMEK üyeleri burada bir örgü örme etkinliği düzenlemiş. Şimdi sırada ne var? Bence yetkililer cam terası günübirlik kiraya versinler. Hanımlar altın günü yapsınlar, beyler çiğköfte, mangal partisi düzenlesinler, çocuklar top oynayıp ip atlasınlar. Çocuklar, fazla zıplamayasınız ha! Camdır, kırılır mırılır, Allah korusun, bir yeriz çizilir ha.

Bir ricam daha var: İşiniz bittikten sonra etrafı toparlayıp çöplerinizi çöp kutusuna atıp camları da bir güzel silesiz. Nasıl bulduysanız öyle bırakın. Bir de belediye peşiniz sıra sizin çöpüzle uğraşmasın.

FEYZİ BABA

Sağdan soldan duyup da doğruluğunu teyit ettirmediğim olayları, insanların hayatlarındaki mizahi hatıraları yazmamaya dikkat ederim. Yazacağım olayı bizzat yaşayan ve olay anında orada olan arkadaşım Dr. Atilla Öcalan’dan dinleyince sizlerle paylaşmaya karar verdim. Biraz da mizahi olunca bilesiniz dedim.

Doktor arkadaşım, EFTUD üyesi eski folklorculardandır. Çok eskiden bir gün dernekten, başka bir şehrimizin ilçelerinden birinde yapılacak olan düğün için müzisyen ekibi isterler ve klarnetçi Feyzi Baba da bu ekibin içindedir. Davet edildikleri ilin ilçesine giderler ve program başlar. İlçedeki insanlar Feyzi Baba’yı o ilçenin belediye başkanına çok benzetip sebebini konuşurlarken, konu hakkında muhabbet ederlerken, Feyzi Baba dönüp oralı insanlara esprisi olsun diye, “Gardaş, bu ilçeden birileriyle bir bağlantım filan var mı bilmim ama benim babam askerliğini bu ilçede yapmış.” diye bir espri patlatır. Netice ne mi olmuş? Anlatılana göre ortam bayağı bir gerilmiş ve ekibimizin üzerine doğru yürümüşler ama bizimkiler dişli olunca ve araya aklıselim insanlar da girince ortam yatışmış.