Dereleri, çayları ve ırmakları geçmek için köprüler kurulur. Geçmiş ile gelecek arasındaki köprüler de sanatkârlar ve düşünürler ve onların eserleridir. İnsanların sağlıklı birliktelikleri de bunlar tarafından temin edilir. Tarihin derinliklerinden günümüze kadar gelen milletlerin varlıkları da sanatkârlar ve düşünürler sayesindedir denilse yeridir. Düşünce ve fikir hayatımızı Ahmet Yesevi ile başlatanların dayanakları Yesevi’nin hikmetlerini Türkçe ifade etmesidir. Kazakistan bozkırlarından Balkanlara Rodop dağlarına kuzeyde Kıpçak bozkırlarına güneyde Mısır ve Dicle Fırat havzasına kadar geniş coğrafi saha içinde Yesevi’ nin izlerine rastlamak tesadüf değildir. Düşünce ve fikir hayatımız devlet geleneğimiz dilimiz üzerinde şekillenerek günümüze kadar gelmiştir. Tarihimiz sadece Osmanlı ve onun hâkim olduğu coğrafyadan ibaret değildir. Bunun en güzel ispatı Osmanlı hakimiyet sahası dışında kalan coğrafyada yetişen sanat, düşünce ve fikir insanlarının bıraktığı eserlerden gayet iyi anlaşılmaktadır. Bunlardan biri de Türkmen şair düşünce ve fikir insanı Mahtumkulu’dur.

     Muhtumkulu 1733 yılında doğmuştur. 1983 yılında Türkmenistan’da doğumunun 250. Yılı kutlamaları yapılmıştır. Mutasavvıf kişiliği yanında düşünce hayatında oğuz boylarından Türkmenlerin gönüllerini aydınlatmıştır. Ahmet Yesevi’ nin öğretilerini kendilerine rehber edinenlerde olduğu gibi Mahtumkulu’ da el emeği ve alın teri dökerek dünyevi geçimini temin yolundan ayrılmamıştır. Şimdi elimizde Mahtumkulu ile ilgili muhalled bir eser vardır. Bu eseri yazan değerli ilim adamı Prof. Ahmet Buran’ dır. Meşakkatli bir çalışmanın sonucunda bu eseri yayınlayan Türk Kültürüne Hizmet Vakfı daha başka eserleri de yayınlamıştır. Cumhuriyetimizin 100. Yılına armağan olarak Türk büyüklerinin biyografilerini gelecek nesillere akademik disiplin içinde sunmaya gayret eden Türk Kültürüne Hizmet Vakfı bu eseri de bu amaçla yayınlamıştır.

     Mahtumkulu kitabı 302 sayfadan ibarettir. Kitabın hemen başında Türkmen Türkçesinin Latin kökenli alfabesi var. Kitap 3 bölümden ibarettir.

     Birinci bölünde Oğuzlar ve Oğuz Türkçesi incelenmiş olup Oğuzların tarihi, Oğuz Türkçesi ve Oğuz Türkçesinin diğer Türk Lehçeleri arasındaki önemini sıralamıştır. Türk Lehçeleri arasında bugün bizim de konuştuğumuz Oğuz Türkçesi diğer Türk Lehçeleri arasında en çok kullanılandır.

     Kitabın ikinci bölümünde Türkmen Türklerinin tarih içindeki seyri incelenmiştir. 10. Yüz yılda Oğuz boylarının bir kısmı islâmı kabul etmemiştir. Bunlara da Türkmen adı verilmiştir. Oğuz adı ile birlikte Türkmen adı da kullanılmaya başlanmıştır. Türkmen adı, Türkmen Türklerinin kısa tarihi bu bölümde anlatılmıştır. Türk İrfan hayatının kaynağı Maveraünnehir’dir. Bu coğrafya bilim sanat ve düşünce merkezi olmuştur.

     Türkmen Türkçesi ve edebiyatının geçirdiği evreler ile birlikte Türkmenistan dışında yaşayan Türkmen Türklerinin de varlıkları Anadolu, Irak ve Suriye topraklarında da oldukları anlaşılmaktadır. Anadolu coğrafyası dışında yaşayan bazı Türkmen guruplarının Türkçe konuşmayarak başka milletlerin içinde erimişlerdir. Araplaşan Türkmen guruplarının niçin asimile oldukları hakkında okuyucunun tefekkür etmesi gerekmektedir. Kendi dilini terk edenlerin veya kendi dili ile edebi eser vermeyenlerin geçmiş ile bağlarının kopacağı gün gibi açıktır. Yazar, dil meselesinin bir milletin varlık sebebi olduğuna işaret etmektedir.

   Kitabın 3. Bölümü Mahtumkulu hakkında geniş izahtan meydana gelmiştir. Mahtumkulu’nun ortaya çıkışının sebepleri anlatılmıştır. Yazar, kahramanların şartların ortaya çıkardığını ifade etmiştir. Millî ve manevî önderlerin ortaya çıkmasının da şartlar sebebi ile olduğunu örnekleri ile ifade etmektedir. Bunlar arasında Ergenekon, Bozkurt, Kürşat Destanı gibi destanlar ile birlikte Mustafa Kemâl’ in de kahraman olarak ortaya çıkması bundandır. Mahtumkulu’da Türkmenlerin en zor zamanlarında Türkmenlere yol gösterici, kurtarıcı, manevi bir önder olarak ortaya çıkmıştır. 18. Yüz yılda yaşayan Mahtumkulu tarihten gelen ve şuuraltındaki kıymetlerin farkına varan ve bunları şiirlerinde dile getiren manevi bir liderdir. Mahtumkulu, yaşadığı coğrafyanın maddi ve manevî değerleri başka cemiyetlerle Türkmenlerin ilişkilerini tahlil ederek Türkmen kimliğini düşüncelerinde açıkça belirtmiştir. Kitabın bu bölümünde 18. Yüz yılda Türkmenlerin kısa bir tarihi anlatılmıştır. Bu tarihte Mahtumkulu’nun Türkmen halkının adeta bir bozkurt gibi yol göstericiliğini şiirlerinde göstermiştir.

     3. Bölümün dikkate şayan bir başlığı da Türklerin aydınlanmasına ayrılmıştır. Avrupa kaynaklı aydınlanmanın sebebi kilisenin halk üzerindeki zorbalığına karşı bilim, sanat ve düşünce insanlarının verdiği bir mücadele sonrasında ortaya çıkmıştır. Yazar, aydınlanmanın seyri hakkında Türk düşünce hayatında da bir yer edindiğini ifade etmektedir. Avrupa karanlık içinde iken Türk-İslam dünyası tam tersi bir aydınlanma içindeydi. Yazar, biyografi kitabının içinde tefekkür tarihimize de yer vermiştir. Türkiye’ de, Türk Dünyası’nda ve Türkmenistan’ da aydınlanma hareketleri birlikte Mahtumkulu’nun düşüncelerinin Türkmen aydınlanmasında önemli bir yer tuttuğu şiirlerinde görülmektedir. Mahtumkulu bir şiirinde

     Akıldan ayrıldı başlar

     Derya buldu akan yaşlar

diyerek akıl, fikir ve bilimden uzaklaşması halinde olanları ifade etmiştir. Prof. Ahmet Buran, Mahtumkulu’nun kendisinden 150 yıl sonra gelecek olan Türkmen birliğinin rüyasını gördüğünü, Türkmen birliğinin ve Türkmen Milletleşmesinin de öncülüğünü yaptığını ifade etmektedir. Yazar, Mahtumkulu’nun ‘Bî-devlet bir il beyi olana dek/Devletlinin kapısında kul ol sen’ diye ifade ettiği devlet olma isteğinin devletli kul olmak devletsiz bey olmaktan yeğdir ifadesi ile devletin millet hayatında ne kadar elzem olduğunu ifade etmiştir. Kitabın sonrasındaki bölümlerde Mahtumkulu’nun şiirlerinden örnekler verilmiştir.

     Türk Kültürüne Hizmet Vakfı, yayınladığı temel eserler arasına bir yenisini ekleyerek büyük bir hizmete imza atmıştır. Vakıf, Şerafettin yılmaz başkanlığında cumhuriyetimizin yüzüncü yılında armağan olarak yayınladıkları eserlerle kültür hazinemize ölümsüz eserler bırakmışlardır.

     Prof. Ahmet Buran, Türk dünyası ile ilgili diğer eserleri ile tanıyoruz. Mahtumkulu adlı biyografi eserini irfan hayatımıza kazandırması başlı başına büyük bir hizmet olarak yerini almıştır. Mahtumkulu şiirleri ile Ahmet Yesevi’ den başlayarak Türk dünyası ve Anadolu coğrafyasında sözleri ile toprağı vatanlaştıran nice şairlerimizin halkalarından biridir. Türkiye dışında bir Türk dünyasının varlığı gittikçe daha parlak bir ışık gibi görünmektedir. Bir Türk birliği kurulacaktır. Er ya da geç. Bu da düşünce, fikir, sanat, edebiyat ve liyakatli devlet insanları tarafından sağlanacağı açıktır. Bu halkalardan bir olan Mahtumkulu’yu bize tanıtan uluslararası ödüllerin sahibi Ahmet Buran’ a şükran borçluyuz. Kitabı Türk Kültürüne Hizmet Vakfı ‘2023 Cumhuriyetin 100.Yılına Armağan Yayın Projesi’ Kültürümüzün Temelini Oluşturan Değerli İnsanların Biyografileri serisi arasından çıkmıştır.

29.05.2023 İstanbul

www.tkhv.org.tr   [email protected]   0 212 458 80 26/ 0 212 259 31 01 / Küçük Ayasofya Mah. Akburçak Sok. No :11 34122 Sultanahmet, Fatih, İstanbul, Türkiye