Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 26 Mayıs’ta faizleri %14 olarak açıkladı.

Piyasalar faizlerde değişiklik olmayacağını, bir müddet daha düşük faiz politikasının devam edeceğini bekliyordu. Toplantı tutanaklarında çok büyük değişikliklerin olmadığını, bir önceki tutanaklardan tek farklı;‘’Değerlendirme süreçleri tamamlanan teminat ve likidite politika adımları devreye alınacaktır.’’ İfadesi oldu. Bu ifade ile TL’yi korumak için çabalandığı görülüyor.

Ayrıca tutanaklarda Enflasyon’un jeopolitik risklerden, enerji fiyatlarından, tedarik zincirlerinden, emtia ve gıda fiyatlarının yükselişinden kaynaklanan olumsuz sonuçlar neticesiyle, enflasyondaki yükselişin devam edeceğini anlıyoruz.

Enflasyon’un dünya genelindeki yükselişi devam ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası dışında tüm ülkelerin faiz artırımına gittiğini görmekteyiz.

Avrupa Merkez Bankası’nın Faizleri Temmuz ayından itibaren artırmaya başlayacağını ve yıl sonuna kadar devam edeceğini belirtmiş olalım.

Ancak Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Dövizin yükselerek Enflasyon’u etki altına alması ile Faizleri arttırmama kararı ile Enflasyonla mücadelenin ne kadar üstesinden gelebileceğini bilemiyorum…

Her hangi bir adım atılmayarak, bir reçete yazılmayarak, savaşın bitmesini bekleyerek Enflasyon’un kendiliğinden düşmesini beklemenin doğru bir politika olduğunu düşünmüyorum.

Türk Lirası’nın, Enflasyon’a karşı yüzde 70 değer kaybı yatırımcıların Döviz’e ve Altın’a yönelmesine ve bu nedenle kurların yükselişine sebep olduğunu görüyoruz.

Döviz ve Enflasyon’da düşüşün olabilmesi için Faizlerin yükseltilmesi gerektiğini, Sıkı Para Politikası’nın uygulanması gerektiğini sadece yazılarda değil, uygulamada görmek istediğimi belirtmek isterim.

Dünya Merkez Bankalarının Faiz artırım yönünde adım atarken bizdeki durumun tam tersi olduğunu söyleyebiliriz.

Reel getirinin eksi yüzde 56 olması dövize olan talebi arttırmaya devam edeceğini, teknik olarak Dolar Kuru’nda 16.60 TL seviyelerini yukarı yönde kırması halinde 17.00’lere kadar yükselmesini görebiliriz. Son günlerde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, Enflasyon’a dayalı bono ve tahvil çıkarması söylentilerinin dışında dövizdeki düşüşlerin sınırlı kalacağını ve yükselişin devam edeceğini söyleyebiliriz.

Tahvil veya bononun çıktığı takdirde, dövizdeki düşüşün hızlanacağını söylememiz mümkün.

Bu hafta açıklanacak olan Enflasyon oranlarının, Döviz’e ve Altın’a olumlu veya olumsuz yönde etki edeceğini, yaklaşık olarak piyasa beklentisi olan %6 seviyesinin üzerinde açıklanması halinde Döviz ve Altın’daki yükselişin hız kazanacağını belirtmekte fayda var.

Altın tarafında ise ONS’un 1845 seviyesini geçmesi ve Dolar’ın yükselişi ile Gram Altın’da 980 seviyelerini görmüş olduk. 960 TL seviyelerinin üzerinde kaldığımız müddetçe 1000 TL seviyelerini görmemiz olası. Yaz aylarının gelmesi ile önümüzdeki aylarda Enflasyon düşüşü ve turist girdisi ile birlikte önümüzdeki aylarda dövizin bir miktar düşeceğini söyleyebiliriz.

Dövize bir tahmin aralığı verecek olursak 15.80 TL- 16.60TL, Gram Altın’ın ise 940-980 TL aralığında hareket edeceğini tahmin ediyorum.

Yasal Uyarı!

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.