​Bir şehrin geleceğini görmek için bazen büyük raporlara ihtiyaç yoktur. Yolun kenarında yükselen binalara bakmak yeterlidir.

Baskil yol ayrımından Kesikköprü’ye, Hankendi’ye ve Malatya istikametine uzanan güzergâhta bugün tam da böyle bir manzara var: Yeni konutlar, ticari alanlar, büyük bir hastane yatırımı, polis eğitim merkezi…

Elazığ batıya doğru büyüyor. Peki, bu büyümeyi taşıyacak yol da aynı geleceğe hazırlanıyor mu? Aylardır devam eden asfalt yenileme çalışmalarını izlerken sorulması gereken soru budur. Sahada gördüğümüz, mevcut iki şeritli taşıma düzeninin yenilenmesidir. Oysa yolun çevresinde oluşan yeni hayat, bugünkü trafik hesabının çok ötesine geçmeye adaydır.

Asfalt yenileniyor. Peki, hesabı yapılan hangi Elazığ: Bugünkü mü, yarınki mi?

Batı Prestij Konutları’ndan başlayalım. Kamuoyuna açıklanan proje 501 müstakil konutu kapsıyor. 550 olduğu da iddia ediliyor. Belediyenin tanıtımında konutlardan bağımsız ticari alanlar, eğitim, sağlık ve spor tesisleri de yer alıyor. Dolayısıyla burada oluşacak hareketlilik, yalnızca evinden çıkıp işine giden site sakinlerinden ibaret olmayacak.

Alışveriş için gelenler, çalışanlar, servisler, ziyaretçiler, dağıtım araçları… Yerleşim ve ticari faaliyet arttıkça aynı güzergâha yeni yolculuklar eklenecek.

Ardından Fırat Üniversitesinin 800 yataklı yeni hastanesi geliyor. Üniversitenin resmî açıklaması, temelinin atıldığını ve hastanenin Elazığ’ın yanı sıra çevre illere de hizmet vereceğini ortaya koyuyor.

Sekiz yüz yatak, ulaşım hesabında sekiz yüz kişiye karşılık gelmez. Poliklinik hastaları, refakatçiler, ziyaretçiler, hekimler, hemşireler, diğer çalışanlar, öğrenciler, tedarik araçları ve ambulanslar düşünüldüğünde, günün farklı saatlerine yayılan ciddi bir hareketlilik söz konusudur.

Üstelik burada zamanın anlamı değişir. Alışverişe giderken kaybedilen on dakika ile acile yetişmeye çalışırken kaybedilen on dakika aynı değildir.

Hastanenin kapısına kadar uzanan ulaşım planı, hastane yatırımının ayrılmaz parçasıdır.

Hankendi’deki polis eğitim merkezini de bu hesaba ekleyelim. Okulun Hankendi adresiyle yayımladığı öğrenci kabul duyurusu, bu yatırımın artık uzak bir gelecek başlığı olmadığını gösteriyor. Personel ulaşımı, servisler, ziyaretler ve dönemsel öğrenci hareketliliği de bu bölgenin ulaşım hesabında yerini almak zorundadır.

Bütün bunların üzerine Malatya yönündeki mevcut şehirlerarası trafiği, ağır taşıtları ve Güney Çevre Yolu bağlantılarından gelen akışı koyun… Karşımızdaki yol, artık yalnızca şehrin dışına çıkan bir güzergâh değildir. Elazığ’ın büyüyen batı kesiminin gündelik hayatını da taşıyacaktır.

ÖYLEYSE SORUYU AÇIK SORALIM:

Bu güzergâhta her yönde üç şeritli veya daha fazla bir düzen neden mevcut çalışmanın parçası olarak ele alınmadı? Ele alındıysa hangi teknik gerekçeyle tercih edilmedi?

Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğünden beklenen cevap, bu sorunun mühendislik karşılığıdır.

Trafik sayımları hangi tarihte yapıldı? Hesaplamalara yeni hastane, konutlar, ticari alanlar ve polis eğitim merkezi dâhil edildi mi? Sabah ve akşam yoğunluk saatleri ayrı ayrı incelendi mi? Beş, on ve yirmi yıl sonraki ulaşım talebi için nasıl bir öngörü oluşturuldu? Mevcut şerit sayısının yeterli olacağı düşünülüyorsa, bunu gösteren çalışma kamuoyuyla paylaşılsın.

Üç şerit veya daha fazla seçeneği değerlendirildiyse sonucu açıklansın. Kamulaştırma, arazi, köprü, kavşak veya maliyet engeli varsa bunlar somut olarak ortaya konulsun. Genişletme ileride yapılacaksa, bugünkü imalatın o projeyle nasıl uyumlu olduğu anlatılsın.

Elbette asfalt yenilemekle yol genişletmek aynı iş değildir. Genişletmenin ayrı projesi, bütçesi ve uygulama koşulları olabilir. Fakat tam da bu nedenle, gelecekteki ihtiyaç bugünkü iş başlamadan önce değerlendirilmelidir.

Vatandaşın sorusu, “Bir şerit eklemek bu kadar mı kolay?” değildir. “Bu ihtiyacı zamanında masaya koymak neden bu kadar zor?” sorusudur.

Hazır yol çalışması sürerken, gelecekte gerekecek kapasitenin değerlendirilmesini istemek son derece makuldür. Bugün yapılan bir imalatın yakın gelecekte yeniden müdahale gerektirip gerektirmeyeceğini sormak da kamu parasına sahip çıkmaktır.

Şimdi Elazığ Belediyesine dönelim.

Batı yönündeki konut gelişimini, ticari alanları ve yeni yerleşim potansiyelini belediyeden daha yakından kim bilebilir? Belediye, bu yatırımların oluşturacağı ulaşım talebini Karayollarına hangi tarihte bildirmiştir? Üç şeritli yol, bağlantı yolları, kavşak düzenlemeleri veya alternatif ulaşım güzergâhları konusunda bir talepte bulunmuş mudur? Bulunduysa cevabı nedir?

Bir belediyenin kendi projesinin sınırları içinde yolları düzenlemesi, o projenin şehirle ulaşım ilişkisini tek başına çözmez. Konutun bahçe kapısından çıkan vatandaşın hayatı, proje sınırında sona ermez.

Elazığ Valiliğine de aynı açıklıkla sormak gerekir:

Bu bölgedeki yatırımların ortak ulaşım ihtiyacı, ilgili kurumların katıldığı bir koordinasyon toplantısında ele alınmış mıdır? Üniversite, belediye, emniyet ve Karayollarının ayrı ayrı yürüttüğü işler, aynı ulaşım haritası üzerinde buluşturulmuş mudur? Ortaya bir karar, sorumlu kurum ve uygulama takvimi çıkmış mıdır? Varsa açıklansın. Yoksa kurulacak ilk masanın gündemi bu olsun.

Aynı yolun kenarında yatırım yapan kurumların, aynı yolun geleceğini birlikte planlamasını istemek fazla bir beklenti değildir.

Bu yazı ile, herhangi bir kurumun hiçbir çalışma yapmadığını peşinen ilan etmiyoruz. Tam tersine, yapılmış çalışmanın görünür olmasını istiyoruz. Çünkü kamuoyunun bilmediği bir plan olabilir; fakat böyle bir plan varsa, şehrin geleceğini doğrudan ilgilendiren kısmı kamuoyuna anlatılmalıdır.

Üç veya daha fazla şeridin de tek başına bütün sorunları çözeceğini ileri sürmüyoruz. Hastane girişindeki bir kavşak yetersiz kalıyorsa, kuyruk geniş yola da taşabilir. Kontrolsüz giriş çıkışlar, yanlış konumlandırılmış dönüşler veya yetersiz toplu taşıma, eklenen kapasitenin faydasını sınırlayabilir.

Bu nedenle talep nettir: Her yönde üç veya daha fazla şerit seçeneği; güvenli kavşaklar, bağlantı ve servis yolları, toplu taşıma, yaya erişimi ve acil ulaşım düzeniyle birlikte değerlendirilsin.

Ortaya, bütün bölgeyi kapsayan ve hangi işin ne zaman yapılacağını gösteren bir ulaşım planı konulsun.

Elazığ’ın milletvekilleri de bu soruların takipçisi olmalıdır. Yatırımın şehre kazandırılmasında gösterilen gayret, o yatırımın sağlıklı işlemesini sağlayacak ulaşım altyapısında da gösterilmelidir.

Bir hastanenin temel atma törenine yetişmek kadar, vatandaşın o hastaneye zamanında ulaşabilmesini sağlamak da siyasi sorumluluktur.

Bugün henüz oluşmadan önlenebilecek bir sorun hakkında konuşuyoruz. Yarın kuyruklar uzadığında, servisler aksadığında, hastane randevusuna yetişmek mesele olduğunda yapılacak açıklamaların değeri azalacaktır.

Çünkü bu yatırımlar gökten bir gecede inmiyor. Yerleri belli. İşlevleri belli. İnsan ve araç hareketliliği oluşturacakları belli.Bilinmesi gereken, bunların ulaşım hesabına ne ölçüde katıldığıdır.

Elazığ’ın büyümesi övünç vesilesiyse, bu büyümeyi taşıyacak yolun hesabı da yönetimin sorumluluğudur.

Karayollarından, belediyeden ve valilikten beklenen; trafik etüdünün, kapasite tercihinin, kurumlar arası girişimlerin ve uygulama takviminin açıklanmasıdır.

Bu yazı da bugünden düşülmüş bir kayıt olsun.

Yarın bu güzergâhta trafik düğümlendiğinde kimse “Bu kadar yoğunluk beklemiyorduk” demesin.

Çünkü gelecek, bugün o yolun kenarında inşa ediliyor.

​​​​​​​