Türkiye, Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nde yaşanan felaket nedeniyle ülkemizin yer altı kaynaklarının nasıl işletildiği, çevrenin kirletilmesi, doğanın yok edilmesi ve iş güvenliği konularını gündeme taşıdı. Özellikle yabancı şirketlerin sadece üretimi artırmak ve kazanç elde etmeye yönelik karar ve tercihlerinin iş güvenliği ve çevre sorunları ile ilgili önlemlerin önüne geçtiği gerçeğini bir kez daha ortaya çıkardı.

Daha önce, Alamos Gold isimli Kanada’lı bir şirketin Kaz dağlarında maden sahası açmak için tam 350 bin ağacı acımasızca kestiğini, göz göre göre çok büyük bir doğa cinayeti işlediğini hatırlıyoruz.

Türkiye’de son yıllarda 164 altın madeni arama ve işletme başvurusu yapıldığı, bunlardan 105 tanesine onay verildiği açıklanıyor. Altın Madencileri Derneği’nin Ocak 2023’te yayınladığı rapora göre, Türkiye’de altın üretiminde yabancı şirketlerin payı yüzde 50 seviyesinde bulunuyor. Açıklanan verilere göre, Türkiye’de19 altın madeni var. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin açıklamalarından, Türkiye’de 2004’te 138 olan uluslararası maden şirketi sayısının, günümüzde 773’e çıktığını görüyoruz. Madencilik sektöründe yüzlerce yabancı şirket bulunurken, altın madenciliğinde de Türkiye’de çok sayıda yabancı şirket faaliyet gösteriyor.

Ülkemiz dünya altın rezervlerinin yaklaşık yüzde 2’sine sahip olup, yer altında toplam 6 bin 500 ton altın rezervi olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’nin yıllık altın talebi yaklaşık 200 tondur. Bunun yüzde 20’ye yakını yani 40 tonu ülkemizdeki altın madenlerinden üretilenlerden karşılanmakta, geri kalan 160 ton ithal edilmektedir. Bu ithalat için ödenen paranın 2021 yılı fiyatları ile yılda yaklaşık 9 milyar dolar olduğu açıklanıyor. Enerji Bakanlığı’na göre, ülkemizde altın üretimi ilk olarak Cumhuriyet döneminde resmi olarak 2001 yılında İzmir-Bergama’da Ovacık altın madeninde başlamıştır. Başlangıçta 1.4 ton/yıl olan altın üretimi, 2020 yılında 42 ton/yıl rekor kırdıktan sonra, 2021’de 39 ton ve 2022’de 31 ton olarak gerçekleşti. Merkez Bankası verileri, 2023’te 36.5 ton altın üretildiğini gösteriyor.

Madencilik faaliyeti yapan şirketler, kazandıklarından “devlet hakkı” ödüyorlar. Yapılan açıklamalardan; önceki 3 yılda yaklaşık 120 ton altın üretildiğini, ancak 2018-2022 yılları arasında 2.5 milyar lira devlet hakkı tahsil edildiğini öğreniyoruz. Erzincan’daki madenin yüzde 80 sahibi yabancı olan Anagold Maden Şirketi 2044 yılına kadar 4 milyar 254 milyon ons altın üretmeyi hedeflemişti. Dünya altın fiyatları ile bu miktar altını 7 milyar 564 milyon dolara satacak. Türkiye’ye sadece yüzde 5.6’sına denk gelen 426 milyon dolar devlet hakkı verecekti. (*)

Özetle; çıkarılan 10 bin kilo altının sadece 90 kilosu Türkiye’ye devlet payı olarak verilmektedir. Bu orantısız paylaşıma karşılık, ülkemizin dağları, taşları, su ve havası siyanürle zehirlenirken, asitlerle kirletilen topraklar bize kalıyor!

Kaynakça:

 

(*) Necati Doğru