
Haksızlığın ve mağduriyetin olduğu yerde arş titrer.
Dünyanın ve insanlık aleminin huzuru ancak adalet ile mümkün olur.
Konumuz, çok kıymetli dava dostum Av. Selami Ekici'nin tutuklanması süreci...
Bir insanın adalet uğruna yıllarca mücadele verdikten sonra böyle ağır bir ithamla karşılaşarak tutuklanması, biz sevenlerini ve onu tanıyanları derinden yaralamıştır.
Selami Ekici benim tam otuz iki yıllık dava ve yol arkadaşım. Arkadaştan öte kardeşim.
Helal süt emmiş, helal ekmek yemiş tam bir Anadolu yiğidi...
Bir insanı tanımak ve hakkında fikir yürütebilmek için köklerine, annesine ve babasına da bakmak lazım.
Çünkü asalet çok önemlidir; hani bir söz var armut dibine düşer diye.
Selami Ekici'nin babası Şeref amcamız geçimini çiftçilikle sağlayan, harama bulaşmayan, onurlu bir Anadolu köylüsüdür. Bu asil aileden devlete, millete ve hukuka saygısızlık çıkmaz.
Selami Ekici siyasi hayatını BBP'de il başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı olarak sürdürdü. Siyasi hayatında sadakate, vefaya daima en yüksek değeri verdi.
O il başkanıyken ben il ikinci başkanlığı ve merkez ilçe başkanlığı yaptım. Bundan dolayı da kendisinin karakteri, dürüstlüğü ve niyetleri hakkında tam bir kanaat sahibiyim.
Şimdi asıl konumuza, onun omuzladığı büyük yüke gelelim.
Selami Ekici, Muhsin Başkanın 25 Mart 2009'da elim bir helikopter olayı ile vefat etmesinden bu yana davanın avukatlığını üstlenmiştir.
Bu görevi tamamen manevi bir sorumlulukla, hiçbir karşılık beklemeden yapmıştır. Çünkü Muhsin Başkana olan bağlılığı kelimenin tam anlamıyla bir sevdaydı. Öyle ki, vefatından sonra doğan oğluna Muhsin ismini verdi.
Yıllar önce kız kardeşinin düğünü ile Kahramanmaraş'taki mahkeme çakıştığında, o tereddütsüz bir şekilde duruşmaya gitti; kız kardeşinin düğününe bile katılamadı.
Muhsin Başkanın davası için verdiği mücadele, gösterdiği fedakarlık kelimelerle izah edilemeyecek kadar büyüktür. Pek çok zorlukla karşılaştı ama yılmadı, bıkmadı, usanmadı. Olayın aydınlatılması ve gerçeğin ortaya çıkması için hukuki sınırlar içinde muazzam bir gayret gösterdi.
Böylesine inançlı bir hukuk mücadelesi verirken, bugün geldiğimiz noktada hayatını adadığı Muhsin Başkan davasında akla hayale sığmayacak bir ithamla (tasarlayarak öldürmekle) suçlanıp tutuklanması, bizler için büyük bir şok ve derin bir üzüntü kaynağıdır
.
Onun, uğruna ömrünü vakfettiği bir lidere zarar vermekle itham edilmesi bizim vicdanımızda, aklımızda ve mantığımızda hiçbir yere oturmuyor.
Şimdi soruyorum...
Muhsin Başkandan sonra Selami Ekici Genel Başkan mı oldu!?
Muhsin Başkandan sonra Milletvekili mi oldu!?
Bakan mı oldu!?
İhaleler mi aldı!?
Elbette ki hayır... Maddi ve manevi fedakarlıktan başka hiçbir şey yapmadı.
Bizler, bu tutuklama kararının çok büyük bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığına ve devam eden hukuki süreçte bu ağır hatadan dönüleceğine yürekten inanıyoruz.
Çünkü bizim onun masumiyetine olan inancımız tamdır. Onun tek gayesi bu acı olayı aydınlatmaya çalışmaktı.
Yeryüzünde Muhsin Başkanın en samimi dostlarını saymak istesek, en başında Selami Ekici gelir. Aslında cesaretiyle, duruşuyla bu camianın en güzel insanlarından biridir.
Şunu hepimiz biliyor ve umut ediyoruz ki; adaletin terazisi şaşmayacak, yargı süreci maddi gerçekleri ortaya çıkaracak ve bu mağduriyet son bulacaktır.
Gerçek suçlular adalet önünde mutlaka hesap verecektir.
Çünkü hem hukukun hem de İLAHİ ADALETİN TECELLİ EDECEĞİNE inancımız tamdır.