Elazığ’ın en tarihi yapılarından biri olan postahanemiz, adeta bir muammanın içine hapsedilmiş durumda.
Çözebilir misiniz?
Çözülmez efendim, çözülmez!
Peki, tarihi ve sosyal değeri olan postahanemizi kim onaracak?
Bu şehirde kültürel ve tarihi değerlere önem veren var mı ki?
Elazığ’da laftan öteye giden bir şey yok!
Konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayanlar, icraata gelince neden sus pus oluyorlar?
Tam ON BEŞ YIL olmuş!
Güya tarihi dokusuna uygun şekilde restore edilecekti. Hep aynı vaatler, hep aynı “-miş”ler!
Hani neredesiniz?
Elazığ’da bir söz vardır: “Üstü cıcık, cebi boş; ne hoş gezer bu baboş!” misali…
Makamlar var, mevkiler var; lakin icraat yok!
Acaba neden?
Yoksa rant mı yok?
Şehir Hastanesi, rant vardı diye, bize göre konumu son derece yanlış olmasına rağmen yapıldı. Çimento fabrikası için de rant uğruna, hiç uygun olmayan ve birkaç köyün geleceğini olumsuz etkileyecek bir yer seçiliyor.
Artık yeter diyoruz!
Postahanemizi derin dondurucudan çıkarın!
Çıkarın ki tarihi dokusuna uygun şekilde restore edin!
Yapın ki millet çarşıda buluşurken postahanede de buluşsun!
Eskiden aşıklar postahanede buluşuyorlardı. Yapın ki eski aşık ağabeylerimiz ve ablalarımız nostalji yaşasın, eski günleri yad etsinler.
Hem bizim Mert Turan Gakgomuz da bu duruma çok üzülüyor.
Ez cümle, artık postahanemizi bu belirsizlikten kurtarın; tarihi dokusuna uygun şekilde restore ederek en kısa sürede yeniden hizmete açın!
Özellikle bu konuda büyük bir irade ortaya koyan Turan Gazetesi’nin İmtiyaz Sahibi Murat Turan Beyefendi’ye, kıymetli evladı Mert Turan kardeşime ve tüm yazar arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.