Elazığ’da oynadığı son maçı kazandığı için “1-0 olsun bizim olsun” diye sevinip mutlu olduğumuz Elazığspor, sonunu getiremedi ne yazık ki…
Deplasmanda belki de tarihinin en başarısız sezonunu yaşamakta olan Bordo-Beyazlılar, Sancaktepe’de 90+9’da rakip kalecinin ikrâmı sonucu bulduğu golle beraberliği sağlamış, ilk ve tek puanını elde etmişti.
Son 2 haftada üst üste çıktığı 2 deplasmandan da eli boş dönen Elazığspor için; “Nasıl olsa sahamızda kazanmaya başladık” diye düşünürken, maalesef Karaman, Çatalca ve Kâhta galibiyetleriyle yakaladığımız seriyi devam ettiremedik Hendekspor karşısında?..
Hendekspor, Elazığ’a gelmeden önce çıktığı 5 deplasmandan 2 galibiyet 1 beraberlik almış, sadece 2 deplasman maçından puan çıkaramamıştı…
***
Deplasman karnesi iyi olan Hendekspor, müsabakanın ilk dakikalarında “diri” bir takım görüntüsü verirken, kazandığı son maçlarda rakip takımlara uyguladığı baskıyla dikkâtleri çeken ve ilerleyen dakikalarda aynı tempoyu koruyamasa da kendine lâzım olan skoru elde edebilen Elazığspor, ilk kez bir maça bu kadar etkisiz başladı…
Kalede Okan, geri dörtlüde Ahmet ORMANOĞLU, Yiğitcan, Muhammet DÜZGÜNER, Hasan, önliberoda Salih, orta sahada Sağda Fırat, ortada Cihan ile Selim, solda İzzet ve ileride Yusuf Ensarla 4-1-4-1 dizilişiyle oyun alanına yayılan Elazığspor’da, oyuncu tercihlerinde bir farklılık olmasa da Bordo-Beyazlı takımdaki tutukluk daha ilk dakikalarda hissediliyordu.
Henüz 3. Dakika dolarken Elazığspor Savunması’nın arkasına atılan topla buluşturulan rakip oyuncu Mustafa ŞALIŞ, Yiğitcan’ın müdahalesine rağmen hafif çapraz da olsa Kaleci Okan’la karşı karşıya kaldığı pozisyonda topa iyi vurabilse, Hendekspor Maça 1-0 galip başlayacaktı!   
Biz, Elazığspor’un toparlanmasını, oyunu rakip yarı alana yıkmasını ve alan daraltarak etkili olmasını beklerken, “deplasman takımı” olduğuna aldırmadan öne çıkan Hendekspor, ev sahibi Bordo-Beyazlı Temsilcimizin uygulaması gereken stratejiyi uyguladı ve kendi futbolcularına bağırıp çağırmaktan başka bir şey düşünmeyen Teknik Direktör Cafer AYDIN’ın tüm oyun plânını bozdu!..
***
Rakip takımın alan daraltan ve baskı uygulayan stratejisine cevap veremeyen Elazığspor, iki pas yapamadığı gibi, oyunu geriden kurma fırsatını da bulamazken, rastgele şişirme ve uzun toplarla kalesinde oluşan tehlikeleri önlemeye çalıştı, böylece Hendekspor’a verilen toplarla rakip takım atak üstüne atak tazeleyip durdu.
Kadro dışı bırakılan, sonra da yapılan yanlış farkedilince alel acele affedilen İzzet’in buluştuğu ve bireysel becerisiyle rakip ceza alanına taşıdığı bir topu Cihan’ın indirmesi ve Fırat’ın mükemmel plasesinin gol olması Elazığspor’u öne geçirse de, maça iyi başlayamayan Bordo-Beyazlı Takım ilerleyen dakikalarda da bir türlü etkili olamadı?
Nitekim, geriye düşmesine rağmen, oyun stratejisinden vazgeçmeyen Hendekspor, Elazığspor’u yarı alanından çıkarmadığı gibi rakip kalede ürettiği, ama Kaleci Okan’ın son anda açıyı daraltarak kurtardığı mutlak bir gol pozisyonunun bir dakika sonrasında duran toptan eşitliği sağladı…
***
Yenilen golde savunmadan seken topu kapan tecrübeli rakip oyuncu Mustafa KARA, çok ağır hareket etmesine rağmen, ceza alanı yayının içinde rahatlıkla kontrol ettigi topu düzeltti, kaleye baktı, sonra da vuruşunu yaptı; tâbiri caizse neredeyse mevsim kadar zaman geçmesine karşın elini kolunu sallayarak golü atan rakibe bir oyuncumuz müdahâlede bulunmadı?
Demek ki günümüz futbolunda temel savunma stratejisi olan “rakibin zamanını kısalt, alanını daralt” prensibini takımına anlatmayan Cafer AYDIN, topu yumruklarken hata yapan Kaleci Okan’a, pas hatası yapan Fırat’a, topu gösterdiği yere göndermediği için Yiğitcan’a bağırdı çağırdı kenardan, çocuklarda morâl, motivasyon ve de oyuna konsantrasyon bırakmadı?
Hele bitime 20 dakika kala yanına çağırdığı ama 10 dakika oyuna almakta kararsızlık yaşadığı Görkem’i, Yiğitcan’ın kırmızı kart görmesi üzerine sanki başka oyuncu yokmuş gibi 5 dakika sonra oyundan alması tam bir fiyasko oldu!
Hakem kötüydü, Yiğitcan’ın 2 sarı kartı da çok hatalıydı, rakibin bâriz bir penaltısını da atladı?
Ancak, 90 dakika boyunca bir tek gol pozisyonuna giremeyen Elazığspor’un puan kaybı hakem yönetimine bağlanamaz?
“Söylesene takım neden oynamıyor?” diye soran taraftar istifaya çağırsa da maçtan sonra; “Varsa bu takımı çalıştıracak biri gelsin, ben de tribüne çıkar amigoluk yaparım!” diyen Cafer AYDIN anlayamaz!