Tarih, 4 Mayıs 2026, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, bir basın açıklaması yapıyor: Elazığ’ın Maden İlçesine bağlı Gezin köyünden bir şikâyet aldıklarını, bu şikâyet üzerine Gezin’e gittiklerini belirttikten sonra konuşmasını şöyle sürdürüyor: “İl başkanımızla birlikte önce “Karaçor Işkın Festivaline” gittik. Oradan döndük Gezin’e gittik. Üzücü olan şu yav arkadaş! Siz şirketin yanında olmamalısınız! Şirketin mağduriyeti varsa yol gösterici olun. Haklılığı varsa onlara destek verin. Siz şirketin menfaatlerini bu toplumun menfaatlerinin önünde göremezsiniz. Yani burası sit alanı… Doğal sit alanı çevresinde yerleşim alanları var, karayolları ulaşım ağının geçtiği bir yer, Aynı zamanda Hazar Gölü’nün tahliye kanalı var. Böyle bir yeri siz nasıl önerirsiniz? Yani ben anlam veriyorum ama konuşmak istemiyorum. Bu huyunuzu, bu davranışınızı bırakın. Bizim önceliğimiz, Elazığ’ın ve Elazığlıların. Ben Gezin halkının iradesinin yanındayım. Şirketin, benim verdiğim bilgiler doğrultusunda yer değiştirme yapacağına da inanıyorum. Kendileri ile konuştum. Gerekirse yüz milletvekili getiririm, Gezin’de eylem yaparım. Maden halkının çevresel duyarlılığının yanında olurum. Üzülerek söyleyeyim ki isim vermiyorum; ama milletvekillerinin bu konuda şirketi yanlış yönlendirmelerinin de altında iyi niyet aramıyorum. Günü geldiğinde konuşurum.”
Sayın Vekilin söyledikleri doğru mu? Doğru! Dahası var: Sözü edilen bu bölge “Ramsar Sözleşmesi” çerçevesinde 9 Nisan 2015 tarih ve 4078 sayılı karar ile Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan olarak tescillenmiştir. Alan 288.460 dekardır. Bunun 78.8 kilometresi Hazar Gölü’nün su yüzeyi, 274. 9 kilometre karesi Hazar Gölü’nün göl havzasıdır. Ayrıca bu alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 29 Ocak 2024 tarih ve 8629602 sayılı olurları ile “doğal sit alanı” olarak koruma altına alınmıştır. Dolaysıyla alan içerisinde değil hafriyat yapmak bir ağaç dahi kesilemez. Ayrıca Gezin Tren İstasyonu, Doğu Anadolu deprem hattı üzerindedir. Hazar Gölü, ve göl kıyısındaki bu yerleşim yeri, Elazığ ve çevre iller için önemli bir yaz turizmi ve dinlenme alanıdır. Çilek ve fasulyesi ile çevrede tanınan Bermaz ovası ve ovayı kuşatan dağlarda keven ve kekik yanı sıra çok çeşitli endemik bitki yetişmektedir. Maden ve bileşenlerinin taşınmasının yaratacağı yoğun kimyasal uçucular ve istasyondaki yükleme-boşaltma faaliyetleri esnasında havaya karışacak olan zehirli gazlar, yalnızca Hazar gölündeki canlıları yok etmeyecek, ekolojik dengeyi altüst ederek dönüşü olmayan bir büyük çevre felaketine sebep olacaktır.
Bakın, Eylülün sonuna yaklaşıyoruz. Aradan geçen zaman içerisinde çok şey değişti. Atı alan Kömürhan köprüsünü geçti. Ağaçlar kesildi, toprak kazınarak alan açıldı, açılan alana beton döküldü, sivil toplum kuruluşlarının feryatları havada kaldı...
Şimdi dönelim Sayın Vekilin konuşmalarında belirttikleri hususlara: Ne diyordu Elazığ Milletvekili Gürsel Erol: “Üzücü olan şu: Yav arkadaş, siz şirketin yanında olmamalısınız! Siz şirketin menfaatlerini bu toplumun menfaatlerinin önünde göremezsiniz.” Peki, kime söylüyordu bu sözleri? Başka ne diyordu? “Yani ben anlam veriyorum ama konuşmak istemiyorum. Bu huyunuzdan, bu davranışınızı bırakın. Bizim önceliğimiz, Elazığ’ın ve Elazığlıların.” Demek ki önceliği Elazığ olmayanlar birileri de vardı. Bu birileri kim veya kimlerdi? Sayın Vekil, kimden veya kimlerden huylarından vaz geçmesini talep ediyordu? “Üzülerek söyleyeyim ki isim vermiyorum; ama milletvekillerinin bu konuda şirketi yanlış yönlendirmelerinin de altında iyi niyet aramıyorum.” Hangi milletvekilleri şirketi yanlış yönlendirmişlerdi? Şirketi yanlış yönlendirmenin altındaki art niyet ne idi? Haydi diyelim kastettiği millettekileri Cengiz Holding’e ait Eti Bakır Madenciliğin menfaatleri doğrultusunda hareket etmişlerdi. Hadi diyelim ki kastettiği vekiller, ardına aldığı sihirli güç ile her şeyi yapabilen Cengiz abilerinin yelinden ürkmüşlerdi. Bütün bunlar tamam da Sayın Milletvekili, aradan geçen 4 ay geçmesine rağmen bu konuda kendileri ne yapmıştı? Böylesi açık bir kanun tanımazlık karşısında yüz milletvekilini Gezin’e getirip eylem mi yapmıştı? Maden halkının çevresel duyarlılığının yanında mı durmuştu? Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Tunceli Milletvekili Ayten Kordu, Adana Milletvekili Dr. Ayyüce Türkeş Taş, Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, İstanbul Milletvekilleri Türkan Elçi, Doğan Bekin ve Evrim Rızvanoğlu’nun TBMM’de Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanına cevabı alınmayan toplam 16 adet soru önergesi verirken Sayın Vekil neredeydi?
Doğru, milletvekilleri şirketlerin değil halkın çıkarlarını korumak zorundalar da… İşte bu “da” Türk dilbilgisi kurallarına göre ayrı yazılan “da” dır. Demek ki şehri afişlerle donatmak yetmiyor, söylenen sözlerin arkasında durmak “da” gerekiyor.
Hadi Önal/ 24 Eylül 2026/ ELAZIĞ
