Bir şehri sevmek nedir?

Kürsülerden memleket sevgisi üzerine etkileyici cümleler kurmak mı?

Yoksa ihtiyaç duyulduğunda sorumluluk almak, yatırım yapmak ve elini taşın altına koymak mı?

Bu sorunun cevabını Elazığlılar çok iyi bilir.

Çünkü bu şehir, yıllardır memleketine olan bağlılığını sözle değil, ortaya koyduğu eserlerle gösteren insanların kıymetini her zaman teslim etmiştir. İşte bu isimlerden biri de Prof. Dr. Yasemin Açık’tır.

Bugün Türkiye’nin saygın akademisyenlerinden, başarılı iş insanlarından ve sivil toplum temsilcilerinden biri olarak tanınan Yasemin Açık, Elazığ için yalnızca önemli bir yatırımcı ya da iş insanı değildir. O, bu şehrin sevincini kendi sevinci, sorununu kendi sorunu olarak gören, doğduğu topraklarla bağını hiçbir zaman koparmayan bir memleket evladıdır.

Son günlerde Elazığ’ın ev sahipliği yaptığı TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi de bunun en somut örneklerinden biri oldu.

FIRATSİFED’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirve, Türkiye’nin ekonomi ve iş dünyasının önde gelen isimlerini Elazığ’da buluşturdu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç’a, iş dünyasının temsilcilerinden sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerine kadar yüzlerce isim iki gün boyunca Elazığ’da bir araya geldi.

Bu durum yalnızca başarılı bir organizasyonun sonucu değildi.

Bu aynı zamanda yıllardır Anadolu’nun kalkınmasını savunan bir anlayışın sahaya yansımış hâliydi.

Yıllardır dile getirilen bir gerçek vardır:

Elazığ’ın en büyük eksiklerinden biri, sahip olduğu potansiyeli yeterince anlatamamaktır.

Sanayisiyle, üniversitesiyle, girişimci insan yapısıyla, genç nüfusuyla, turizm ve kültür değerleriyle önemli avantajlara sahip olan bu şehir, çoğu zaman hak ettiği ilgiyi görememiştir.

İşte tam da bu noktada Yasemin Açık’ın ortaya koyduğu vizyon dikkat çekmektedir.

Çünkü o, Türkiye’nin kalkınmasının yalnızca birkaç büyük şehrin büyümesiyle mümkün olmayacağını savunuyor. Üretimin, yatırımın ve sermayenin Anadolu’nun dört bir yanına yayılması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor.

Zirve sonrasında yaptığı değerlendirmede kullandığı şu cümle aslında bakış açısını özetlemeye yetiyor:

“Türkiye’nin kalkınması ancak Anadolu’nun kalkınmasıyla mümkündür.”

Bu yaklaşımın devamında yer alan diğer vurgu ise daha da anlamlıdır:

“Türkiye’nin yeni büyüme hikâyesi Anadolu’da yazılmalıdır.”

İşte Elazığ’da gerçekleştirilen bu zirve de tam olarak bu anlayışın bir yansımasıydı.

Amaç yalnızca toplantılar yapmak değildi.

Amaç; yatırımcıyı Anadolu ile buluşturmak, bölgenin potansiyelini görünür kılmak ve Elazığ’ın sesini Türkiye’ye daha güçlü duyurmaktı.

Yukarı Fırat Havzası’nın kalkınmasına yönelik ortaya konulan öneriler, bölgenin yatırım kabiliyetinin öne çıkarılması ve yeni iş birliklerinin teşvik edilmesi de bu vizyonun önemli parçalarıydı.

Ancak Yasemin Açık’ı Elazığlıların gönlünde farklı bir yere taşıyan yalnızca ekonomik yatırımlar değildir.

O, bu şehrin sadece üretimine değil, ruhuna da yatırım yapan bir isimdir.

Çünkü Elazığ’da Elazığspor yalnızca bir futbol kulübü değildir.

Elazığspor; çocukların hayalidir, tribünlerin coşkusudur, şehrin ortak gururudur.

Yıllar içerisinde kulübün ihtiyaç duyduğu dönemlerde verilen destekler, sağlanan katkılar ve Bordo-Beyazlı camianın yanında sergilenen duruş, Elazığspor’a sahip çıkmanın bu şehir için ne ifade ettiğini göstermektedir.

Çünkü Elazığspor’a yapılan her katkı, aslında gençliğe, umuda ve şehir kimliğine yapılan bir yatırımdır.

Bir yanda üretim ve istihdam sağlayan yatırımlara öncülük etmek, diğer yanda şehrin ortak değerlerinin yanında durmak her iş insanının gösterebileceği bir yaklaşım değildir.

Aslında mesele tam da budur.

Bugün memleket sevgisinden söz eden çok insan vardır.

Ama şehirleri ileriye taşıyanlar konuşanlar değil, üretenlerdir.

Sorumluluk alanlar, risk üstlenenler, yatırım yapanlar ve zor zamanlarda geri çekilmeyenlerdir.

TÜRKONFED gibi Türkiye’nin en önemli iş dünyası organizasyonlarından birini Elazığ’a getirerek bu şehrin sesini ülke gündemine taşıyan, bölgesel kalkınma vizyonunu güçlü biçimde ortaya koyan ve Elazığ’ın ortak değerlerine sahip çıkan Yasemin Açık, Elazığ adına önemli bir örnek ortaya koymuştur.

Çünkü bazı insanlar doğdukları şehirden yalnızca bir başarı hikâyesi çıkarmaz, başarılarını da dönüp doğdukları şehrin hizmetine sunar.

Belki de bu yüzden bugün Elazığ’da birçok insan, Prof. Dr. Yasemin Açık’tan söz ederken yalnızca başarılı bir akademisyeni ya da iş insanını değil; şehrine olan bağlılığını her fırsatta ortaya koyan güçlü bir Elazığ sevdalısını tarif etmektedir.

Ve şehirler, kendileri için çalışan insanları unutmaz.

Elazığ da unutmayacaktır.